10.04.2015 Tarihli Cuma Hutbesi Yazısı | Fatih Medreseleri
Fatih Medreseleri

10.04.2015 Tarihli Cuma Hutbesi Yazısı


2016

 

 

 

“Bundan sonra eğer onlar da, sizin O’na (Allah’a) îmân ettiğiniz gibi îmân etselerdi o takdirde hidayete ermiş olurlardı. Ve eğer dönerlerse (yüz çevirirlerse), böylece o takdirde onlar, sadece bir ayrılık içinde olurlar (Allah’ın yolundan ayrılmış olurlar). Allah, (onlara karşı) sana kâfi gelecektir. O, en iyi işiten ve en iyi bilendir.

2032_0102

 

 

 

 

Hz. Muâviye (r.a.) anlatıyor; Resulullah (s.a.v.) bir gün aramızda doğrulup buyurdular ki: “Haberiniz olsun! Sizden önce Ehl-i Kitap, yetmiş iki millete (dine) bölündüler. Bu ümmet ise yetmiş üç fırkaya bölünecek. Bunlardan yetmiş ikisi ateşte, sadece biri cennettedir. Bu da (Ehl-i Sünnet ve’l-Cemaattir.” [Ebu Davud, Sünnet 1, (4597).]

Aziz ve muhterem Müslümanlar!

Özellikle başta Türkiye’miz ve dünyada itikadi yani inanç konularımızda halkımızı yanlışa sürüklemek için büyük çalışmalar yapılmaktadır.

Kur’an ve sünnet ışığında yürümediği halde bazı yanlış inançta olan devlet ve milletleri sanki aramızda ufak bir fikir ayrılığı varmışçasına lanse ederek onlara karşı kucaklayıcı hatta destekleyici ifade ve çalışmalar sürdürülmektedir.

Öyle ki onlara bir ifade söylediğinde niçin ayrımcılık yapıyorsunuz, insanları tefrikaya düşürüyorsunuz gibi ifadeler kullanılmaktadır.

İnsanlara hak yolu göstermek, sünnet ışığında hakikatleri ortaya koymak ancak sadakatle dinine sahip çıkmaktır.

Zira bu dinin sahibi şöyle emrediyor; “Ey habibim! Sonra biz seni o din hususunda büyük bir şeriat (ilahi bir yol) üzere yerleştirdik. Artık sen ona tâbi ol, bu dini bilmeyen (dini hassasiyetleri olmayan) kişilerin kötü arzularına uyma.”

Demek ki kendi anlayışına göre dine bakamazsın, inanç hususunda zerre kadar ayrılık yapanlara müsamahalı davranamazsın. Senin basit gördüğün şey Allah katında büyük olabilir. O yüzden bu Dini sahibine bırakacaksın, bir şeyler karıştırmaya, katmaya çalışmayacaksın. Bizim ölçümüz bugün ortaya çıkan bir ölçü değildir. Dün şekillendirilip bugün insanlara sunulan bir anlayışta değildir. Bizim ölçümüz Rabbimizin buyurduğu üzere “Eğer o (Yahudi, Hristiyan veya başkası) sizin kendisine inanmış olduğunuz iman esaslarına sizin gibi (yani Peygamberimin, Sahabe ve onların yolunda olan Ehli Sünnet vel Cemaatin inandığı gibi) iman ederlerse işte o zaman doğru yolu bulmuş ve hidayete ermiş olurlar”

Bu işin başka yolu ve çaresi yoktur, zira Efendimiz (s.a.v.); “Sizden önce Ehl-i Kitap, yetmiş iki millete (dine) bölündüler. Bu ümmet ise yetmiş üç fırkaya bölünecek. Bunlardan yetmiş ikisi ateşte, sadece biri cennettedir. Bu da Ehl-i Sünnet ve’l-Cemaattir” buyurmuşlardır.

Yorum yapın