Dünya Hayatı Sonsuz Değil! | Fatih Medreseleri
Fatih Medreseleri

Dünya Hayatı Sonsuz Değil!


Yüce Rabbimiz bizleri, kendisini en iyi şekilde bilelim, kulluğumuzu en güzel şekilde ifa edelim, aile hayatı kurarak neslimizi devam ettirelim, ihtiyaç ve güzelliklerinden istifade edelim diye dünya hayatını yaratmıştır.

Dünya hayatı, şüphesiz pek çok güzelliği içinde barındırmaktadır. Ancak Rabbimizin, kul olarak bizden istediği, pek çok güzelliklerin içinde bulunduğu bu dünya hayatını, rızasına uygun yaşamaktır. Yoksa güzel olarak yaratılan dünya hayatını, başına buyruk, ölçü tanımadan yaşamak bizden istenen bir şey değildir.

Ahir zamana yakınlaştığımız şu günlerde dünyaya olan sevgilerde giderek artmıştır. Ve maalesef artmaya da devam etmektedir. Dünyaya olan sevginin artış göstermesi, insan için en büyük tehlike, hatta afettir. Öyle ki bu sevgi, sonsuz ve gerçek güzelliklerin yaşanacağı ahiret hayatını bizlere unutturmuştur.

Müslümanlar, Allah ve Resulünün haber verdiği gerçek yurt olan ahiret hayatını unutup, küfür ehlinin hayata tek taraflı baktığı gibi bakmaya başladığı günden beri dünyada rahat yüzü görmüyor. Pek çok sıkıntılarla karşı karşıya kalan Müslümanların aldıkları her sıkıntıyla aslında ahiret hayatına daha bir kuvvetle yönelmesi gerekir. Ancak olması gereken bu doğal seyir, garip bir şekilde farklılık arz ediyor. Dünya sıkıntıları, Müslümanların dünyaya olan hırslarını arttıran bir kamçı sanki! İslam toplumlarının, sıkıntılı olan dünya hayatı için sürekli tek taraflı bir çabanın içinde olması oldukça vahim bir durumdur.

Dünyaya olan hırsımız, daha çok haz elde etmek için bizleri vahşi canavarlara dönüştürmüş durumda. Haram helal demeden kazanç elde etmek, artık çok normal!

Müslümanlar da artık dünya hayatı için varını yoğunu seferber ediyor, çalıştıkça çalışıyor, kazandıkça kazanıyor ancak bir türlü doymak bilmiyor. Dünyevileşme salgın bir hastalık gibi etrafta gezinerek yeni kurbanlar almaya devam ediyor. Bir ev alan bir ev daha alıyor, yetmiyor yazlık alıyor oda yetmiyor tarlalar arsalar alarak dünyada yerini giderek daha da sağlamlaştırıyor. Hal böyle olunca da ölmeyecekmiş gibi dünyaya çalışmak sözü yerini ebedi yurdunuzda kalacakmış gibi çalışın ve kazanın sözüne bırakıyor.

Ecdadımızın en görkemli mimari yapıları camilerdi. İslami hassasiyetin yüksek olduğu o dönemlerde ibadet yapılacak mekânların devasa boyutlarda inşa edilmesi boşuna değildi. İnsanların dinlerine olan bağlılıkları ve ibadete olan duyarlılığı, toplumsal talebinde şeklini belirliyordu. Şimdilerde ise devasa boyutlarda gökdelenlere, alışveriş merkezlerine ve statlara sahibiz. Bugün sahip olduğumuz bu şeyler, bizlere toplumsal talebimizin ne kadar değiştiğini gösteriyor.

Artık ibadet etmiyor, kazandığımız paralarla yüksekliği bilmem kaç metre olan gökdelenlerden evler alıyor, koca koca avm’lerde çılgınlar gibi alışverişler yapıyoruz. Eskiden ev alacağımız zaman kriterimiz camiye yakın olmasıydı. Şimdilerde bu kıstas çoktan değişti bile. Emlak ilanlarına baktığımızda camiye yakın sıfır daire şeklinde bir ifadeyle karşılaşmayacağımız kesin. Ancak o ilanların hemen hepsinde AVM’ye ve anayola çok yakın, havuzlu, spor kompleksli gibi ifadelere sıklıkla şahit oluyoruz.

Dünya hayatı güzel olmasına güzel ancak ondan çok daha güzel olan sonsuz ahiret hayatı var. O nedenle bizler geçici olan dünya hayatına değil gerçek yurdumuz olan ahiret hayatına önem vermeliyiz.

Ahireti hatırlatmak bizden, muvaffakiyet Allah’ (c.c.)tandır.

Fatih Medreseleri Yazı İşleri Kurulu

Yorum yapın