Efendi Hazretlerimize Yapılan Haksızlıklar Dosyası (19) | Fatih Medreseleri
Fatih Medreseleri

Efendi Hazretlerimize Yapılan Haksızlıklar Dosyası (19)


Camiamızın Geleceğini Karartan İDDEF ve İsmailağa Vakfı’na Çağrı

Ey İDDEF ve İsmailağa Vakfı Yetkilileri!

Dünya gelişiyor, zaman değişiyor, koskoca bir Ramazan-ı Şerif ayı geldi geçiyor. Ancak sizin camia üzerinde kurmuş olduğunuz hantal, uyuşuk, çalışmaz, kimseyi de çalıştırmaz düzeniniz sebebi ile, İsmailağa camiasının bu millet üzerinde ne bir varlığı, ne de bir tesiri şu Ramazan-ı Şerif’te hissedilmiyor.

İsmailağa Camii sanki sıradan Diyanet camilerinden bir camii gibi Ramazan-ı Şerif’i karşılayıp uğurluyor. Hani İsmailağa camiasında o gürül gürül Ramazan-ı Şeriflerin feyzi ve bereketi? İnsanlar camiye gelmiyor, gelemiyor, arayıp sormuyorsunuz, “gelmezse gelmesinler, ne halleri varsa görsünler” diyorsunuz. Üç-beş zenginle işi bitireceğinizi mi sanıyorsunuz?

“Afrika’ya yardım ediyoruz, hizmet ediyoruz” diyorsunuz TİKA mı yardım yapıyor yoksa siz mi?

Hani sizin Efendi Hazretleriniz vardı değil mi? Onunla alakalı bir ramazan çalışmanız, ihvan çalışmanız nerede? Sizler, İsmailağa’ya gelecek yardımların bir tek sizin kontrolünüzde olmasından başka bir konuyla ilgilenmez misiniz?

Sanki bu konunun üzerinde bu kadar duruyorsunuz, tüm çalışmalarınızı bu konulara yoğunlaştırıyorsunuz da ne oluyor? Gelen, gelecek yardımlar hala Seyfettin İnanç’ın kontrolünde değil mi? Sizin bu haliniz bize, kümesin yolunu iyi biliyor diye tavukları tilkiye emanet eden şaşkın adamın halini hatırlatıyor.

Vekillerin, hocaların, ,cemaatin tadı tuzu kalmamış. Bunlar sizin için önemsiz konular değil mi? Siz neredesiniz? Camiayı pasifize etmenize ne demeli? Bu kadar olay yaşanıyor hiç birinde siz yoksunuz. Sindirilmiş bir camia sizin hoşunuza mı gidiyor yoksa? Sizin gibi herkesin kafasını kuma gömmesini mi istiyorsunuz?

Yaşınız ve kabiliyetinizin bu işe müsait olmadığını görün artık! Dışardan CEO’lar almakla bu iş olmaz çünkü bu işin sevgisi var. Çünkü bu işin fedakârlığı var. Çünkü bu işin teslimiyeti var.

Bu işi yürütmeyi beceremediğiniz halde, nefsani ve inadi bir şekilde “Bu işin başında biz varız” diyerek bu işlere engel olmaktan artık vazgeçin! Ya yürüyün, ya yürütün, ya da yoldan çekilin ki geriden gelen kadroların yoluna takoz olmanın daha fazla vebalini üstlenmeyin! “Kim ne derse desin, kulaklarımızı tıkarız, biz işimize bakarız” diyemezsiniz. “Cemaatin içi boşalmış bizim için önemli değil” diyemezsiniz. “Medreseler boşalmış bizim için önemli değil” diyemezsiniz. Vekillerimizin durumu ortadadır, “Herkes kendi işine baksın” diyemezsiniz. “Bizim için önemli olan yapıştığımız koltuklarımızdır” diyemezsiniz.

“Bu işin başında biz varız. Ne bir adım ileri gideriz, ne de kimseyi bırakırız ki yürüsün” diyerek insanlara engel olmak, hoca efendilere engel olmak, camiaya engel olmak, ne büyük bir vebaldir sizin için!

Hala inadi bir şekilde “Bu vakfın başında duracağız, İDDEF’in başında duracağız. Kim ne derse desin, ne konuşursa konuşsun kulaklarımızı tıkayacağız, bir takım rant ve bir takım menfaatler devşireceğiz. Bundan başkasını tanımayız. Cemaatin içi boşalmış boşalmamış önemli değil bizim için. Medreseler boşalmış önemli değil bizim için. Vekillerin durumu bizim için önemli değil. Camiadaki ihvanlar bizim için önemli değil. Herkes sessiz sedasız sindirilsin, işine baksın! Bizim için önemli olan, yapışmış olduğumuz koltuklardır.” Diyemezsiniz

“Bir adım atsak da bu işin erbabı hoca efendiler bir araya gelse, gerçekten birbiriyle istişareler halinde tekrar camianın eski ruhunu, eski inancını, eski direncini, eski gayretini, Efendi Hazretlerimizin arzularını tekrar bir araya gelip de ayağa kaldırsak mükemmel olur” mantığından uzak bir hayat sürmeniz sizi hiç düşündürmüyor mu? Sizler bu davaya bunun için mi başladınız ki, şimdi bu saatten sonra böyle bir sonla işi neticelendirme niyetindesiniz?

Hani hocalar bir araya gelecek istişareler yapacak, feyizler ve bereketler artırılacak, ihvan kucaklanacak, bütün camiada gerçekten kardeşlik meydana gelecek, ayrım yapılmaksızın her birerlerine sahip çıkılacaktı? Nerde bu anlayış? Allah aşkına bu cemaati daha fazla zayi etmeyin!

Allah aşkına Efendi Hazretlerimizin ideallerini daha fazla köreltmeyin! Allah aşkına Efendi Hazretlerimizin arzularını daha fazla bastırıp, sindirtmeyin! Bırakın da O’nun ideallerini Türkiye’ye ve dünyaya yayalım. Bizim ve sizin, tek çaremiz bu.

Ancak sizin artık bütün hareketiniz çalışmalara engel olmak. Sizin yüzünüzden camianın bütün hocaları çalışamaz hale geldi. Şerrinizden nefes almaktan korkuyor millet. Niye? Çünkü ön plana çıkarım da, biraz sivrilirim de Vakıf ve İDDEF beni bir anda paçavraya çevirir. Bu mudur sizin idealiniz? Bu mudur sizin davanız?

Ey İsmailağa Vakfı ve İDDEF Yöneticileri!

Artık şu camianın yakasını bırakın! Şu Hocaların arasını açarak tefrika yapmaktan vazgeçin! Bu camianın özellikle medrese sahibi hocalarını bir araya getirip de tekrar o eski günlerimize, yani içi boşaltılmamış, sadece Efendi şuuru taşıyan, sadece Efendi mantığında yürüyen kardeşlerimizi bir araya getirip de tekrar camiamızın heyecanını artıralım.

Ey ihvan abilerimiz kardeşlerimiz!

Üzerimize ölü toprağı serpilmiş vaziyette oturmanın, bir ramazan geçirmenin, bir hayat sürmenin bir faydası yok, kafamızı kaldırıp bir bakalım. Bizim için Efendiden başka çare yok. Üzerine basa basa söylüyoruz; Bu ifade önemli, eğer medrese sahibi hocalara sahip çıkmazsak, medreselerimize sahip çıkmazsak, camianın içinin boşaltılmasına göz yumarsak, Efendi şuurunu, Efendi hassasiyetlerini dikkate almazsak, Efendiyi kenara itme tehlikesiyle baş başa kalmışsak bilelim ki bu camiaya çok büyük zararlar veriyoruz demektir.

Maddi bir takım menfaatler yüzünden bu kadar manevi güzelliğin heba edilmesine göz yumanlar! Dünyada da ahirette de bu işin hesabını ödeyemeyecekler. Maddi bir takım menfaatler yüzünden koltuklarının bırakmak istemeyenler! Vakıf köşelerini bırakmak istemeyenler ve inadi bir şekilde hocaların arasına girip de hocaları birbirine düşürenler! Efendi Hazretlerimizle yüzleşemeyeceksiniz!

Bu yaptıklarınız ve söylediklerinizden dolayı, Efendi Hazretlerini kırmanızın karşılığını bu dünyada da ahirette de ağır ödeyeceksiniz. Gerçi şu an da da ödüyorsunuz biz bunu görüyoruz. Sıkıntılarınız çok büyük. Ama evlatlarınızdan, ama ailelerinizden, ama mallarınızdan bunun sıkıntısını çok büyük ödüyorsunuz ama bir türlü bu sıkıntının Efendi Hazretlerini üzdüğünüzden ve kırdığınızdan dolayı başınıza geldiğini kabullenmek istemiyorsunuz. Tutturduğunuz nefsani yol, sizin bütün hakikatleri görmenizi engelliyor. “Şu genç hoca kardeşlerimizin dağ başlarına imam olup heba olmalarına, vekillerin sağa sola dağılarak imamlık kılıfıyla zayi edilmelerine çanak tutmanız, yüzlerce medresenin kapanıp, talebelerin kaybedilmesine göz yummanız sizin sonunuz olmuştur.” “Biz bunların aylıklarını nasıl verecektik? Devlet hazır veriyor ya zaten!” mantığında yürüyerek, kadrolar kurmak yerine, Efendi Hazretlerinin hazır kadrolarını zayi etmeyi tercih eden sizler, madem bu işi başaramayacaksınız çekilin o zaman. Sizin işiniz değil bu iş. Siz bu işi başaramazsınız.

Ey İsmailağa Vakfı Yöneticileri ve İDDEF!

Allah rızası için hayatlarınıza bir bakın! Sizin hangi yerde bir başarınız var ki bu camianın başında başarılı olacaksınız? Siz bir takım insanların güdümünde hayatlarını sürdürmüş insanlarsınız, Çekilin kenara! Camianın gerçek medrese sahibi Hocalarının bir araya gelmesini sağlayalım. Bakın o zaman, şu camia tekrar nasıl canlanıyor. Resmiyeti bu camiaya yerleştirip Efendi şuurunu bu camiadan kaldırdınız. Dışardan birileri; sizin yaptıklarınızı bu camiaya yapmaya kalksa, sizin yaptığınızı yapamaz, inanın sizin bu camianın içini boşalttığınız gibi bu camiaya zarar vermeye muvaffak olamazdı.

Tekrar size sesleniyoruz; Sizler zaten icraatlarınızla bu cemaate, “Bu camia bundan daha kötü idare edilemezdi. Hatta hiç olmasalar daha iyi idare edilirdi.” dedirttiniz. Yapacağınız tek iş bu camianın önünden çekilmek.

Unutmayın ki; artık ihvan ve hoca kardeşlerimiz uyanıyor elhamdülillah! Her birerleri mesajla, sosyal medya ile ve telefonlarla el altından tebrik ve teşekkürlerini bizlere ulaştırıyor, Elhamdülillah uyanış başladı.

Ancak sizin bir tane seveniniz çıkmadı. Aleyhimize bir tane ifade kullanan çıkmadı. Buradan anlaşılıyor ki sindirilmiş bir mantıkla yürüttüğünüz bu sistem çöktü, çökmek üzeredir inşallah. Tekrar Sultanımızın arzu ettiği o güzel günler yakındır İnşallah.

Hakikatleri duyurmak bizden, uyanmak sizden, muvaffakiyet Allah’tandır.

İsmailağa Derneği Yazı İşleri Kurulu

Yorum yapın