Evlilikler Azalıyor, Boşanmalar Artıyor | Fatih Medreseleri
Fatih Medreseleri

Evlilikler Azalıyor, Boşanmalar Artıyor


Türkiye genelinde, evliliklerde azalmalar yaşanırken, boşanmalardaki artışlar ne yazık ki her geçen gün artıyor.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, 2014 yılında evlenen çiftlerin sayısı bir önceki yıla göre yüzde 0.1 azalarak 2014 yılında 599 bin 704’e geriledi. Buna karşılık, boşanan çiftlerin sayısı bir önceki yıla göre yüzde 4.5 artarak 130 bin 913’e yükseldi.

Böylesine elem verici bir tablo bizi derin bir şekilde üzmektedir. Evliliklerin azalmasında başrolü oynayan faktör nedir? Diye kendimize soracak olursak bunun hiç şüphesiz evlilik öncesi bireylerin yaşadığı flört hayatı diyebiliriz.

Flört, birbiri ile evlenmeleri câiz olan, aralarında evlenme engeli bulunmayan bir kadın ile bir erkeğin evlilik dışı arkadaşlık yapmalarına verilen addır. Böyle bir durumun, ne geleneklerimizde, ne de dinimizde yeri yoktur.

İslamiyet’in bu noktada evliliğe olan ehemmiyetini bir önceki yazımızda ele almıştık.

Boşanmaların artması hususunda şöyle bir değerlendirme yaptığımızda; Sosyal hayatta bireylerin kendilerine karşı sergilemiş oldukları bir yarış, üstünlük kurma eylemleri mevcuttur. Modern sistem nasıl ki kapitalist yaklaşımlarla bireyleri köleliğe itiyorsa, bu tür problemlerde aile yapısını bozmaya itmektedir.  Bir ailede kadının ve kocanın çalışması ailedeki temel unsur olan Karı-Koca ilişkisini son derece zedelemektedir.

Kadının iş dünyasına atılması demek Laik sistemde olan bir düşüncenin sonucudur. Nasıl ki Kadın-Erkek eşittir denilerek kadınlarında erkekler gibi iş hayatına atılması evliliğe etki ediyorsa bu etkinin sonunda ulaşılan tepki ne yazık ki yuvaların yıkılmasıyla sonuç bulabiliyor.

Gece ve Gündüz nasıl birbirinden ayrı şeyler ama birbirine ihtiyacı olan şeylerse toplum hayatında da Karı ve Kocanın faktörü aynı Gece ve Gündüz gibidir. Modern dünya kültüründe kadının bir cinsel obje olarak görülmesi onu iş hayatına sürükleyip İslami bir müessese olan evlilikten uzaklaştırması bu Laik düzenin getirdiği bir üründür.

Rabbimiz Ayet-i Kerime’sinde  Kadın ve Erkeğin birbirine eşit olmadığını bizlere şöyle bildirmektedir.

‘‘Erkekler kadınlar üzerine hakimdirler. O sebeple ki Allah onlardan kimini (erkekleri) kiminden (kadınlardan) üstün kılmıştır.’’ (Nisa 34)

‘‘Allah, sizi bir tek nefisten (Âdem’den) yaratan ve kendisi ile huzur bulsun diye eşini de ondan var edendir.’’ (Araf 189)

Boşanmadaki en büyük etkenlerden biride hiç şüphesiz insanların dünyaya olan düşkünlükleridir. Televizyonlarda insanlara gösterilen İslam dışı hayat tarzları insanlarımızın aile hayatını derinden etkileyen birer zehirli oklardır. TV’lerdeki Lükslük insanlarımız tarafından gıpta edilen elde edilmeye çalışılan bir amaç, hedef haline gelmesi bizleri Peygamberi bir hayattan uzaklaştırmakla birlikte İslam’dan da uzaklaştırmaktadır. ‘‘Komşusu açken tok yatan bizden değildir.’’ diyen bir Peygamber ve ona tabi olan ama yaşayışta komşuda ne varsa bende daha iyisi olsun diyen bir Ümmet profili ne yazık ki aile içinde çeşitli anlaşmazlıklara yol açabilmektedir.

Toplumumuzun Modern Kültüre eğilimi onu İslami bir yaşam tarzından uzaklaştıracak ve kendisine örnek alma noktasında İslam ile alakası olmayan şahıslarla karşılaştıracaktır. Bunlar neticesinde Allah katında en sevimsiz helal olan Boşanma ile sonuçlanacaktır.

Ahmet Yesevi -kuddise sırruh-u Hazretleri karısına sabır etmişti. Birçok veli hanımına sabırla veli olmuşlar. Çünkü kadın zayıftır, konuşabilir, kıskançtır üzebilir. Sabır ne güzeldir. İdare ne güzel bir meziyettir.

Birçok erkekler kadın yüzünden ermiştir. Birçok kadında var ki erkeklerin huysuzluğu yüzünden ermiştir.

1- “Boş ol!” dedin boşadın, o çocukların durumu ne olacak?

2- “Boş ol!” dedin boşadın, o kadının durumu ne olacak?

3- “Boş ol!” dedin boşadın, annelerin, babaların durumu ne olacak, eş dost ne diyecek? Herkesin bir onuru var.

4- “Boş ol!” dedin boşadın, daha iyisini alacağını kim garanti edecek, belki gelen gideni aratır.

5- Boşadın, Hazret-i Allah, Resulullah râzı mı? “Emanet” buyruğunu unuttun, Allahın senden razı olduğunu biliyor musun?

Bizde Peygamberi bir metot olan Tebliğ vazifemizi yaparaktan Kadınlarımızı Eşlerine itaate çağırıyoruz. “İyi kadınlar itaatkâr olanlardır.” (Nisâ: 34) Erkeklerimizi de emanetlerine sahip çıkmaya davet ediyoruz. Peygamberi bir aile yaşamına çağırıyoruz. Kurtuluşumuz ancak onunladır. O Peygamber ki Ahlakı Kuran’ı Hakim olandır…

 

 

Yorum yapın
    1. Burak diyorki;

      Ağızınıza sağlık bu milletin bu düşünceye ihtiyacı var
      Alabilirlerse ne mutlu…