Faiz, Kredi Kartları, Borç Bağımlısı Ve Bankalara Köle Bir Millet | Fatih Medreseleri
Fatih Medreseleri

Faiz, Kredi Kartları, Borç Bağımlısı Ve Bankalara Köle Bir Millet


Bankalar, trilyonluk bütçeler harcayarak televizyonlara, radyolara, gazete, dergi ve internetlere her gün, her dakika reklamlar vermekte, halkımızı çılgınca bir tüketim kültürünün içine, günah ve borç bataklığına doğru çekmektedirler.

Banka ve kredi kuruluşları kredi çekmenin, faize bulaşmanın bir telefon etmek, bir mesaj göndermek kadar kolay olduğunu telkin ederek, yaptıkları reklam ve promosyonlarla halkımızı borçlandırmakta, adeta gönüllü köleliğe mecbur etmektedirler.

Kredi çekmenin ve faize batmanın bu kadar kolay olduğu bir ortamda ise, girişimcisinden Kobilerine, esnafından çiftçisine, memurundan emeklisine, neredeyse bütün bir milletimiz, bu kredi ve faiz borçları ile banka ve kredi kuruluşlarının, daha doğrusu global sermaye sahibi tefecilerin gönüllü borçluları ve köleleri haline getirilmiştir.

100 milyarlık ödeme gücünde olan bir milleti, 200 milyar ödemeye mecbur bırakan bir borçlandırma mantının içine çekerseniz, bu millet hiç bitmeyen bu borcun altından kalkamadığında, bunca borç ve faizle birlikte, ekonomik özgürlüğünü kaybettiği gibi, elbette siyasi özgürlüğünü de kaybetmesi kaçınılmaz olacaktır. Sanki geriye hiç ödenmeyecek bir karşılıksız hibe anlayışında bedava dağıtılan kredi kartları ve çok kolay çekilebilen faiz imkanları, “borç yiğidin kamçısıdır” cahil cesaretine sahip milletimizi borca alıştırmış, borçsuz duramayan, bir borç bağımlısı haline getirmiştir.

Halkımız, zamanında sanki hiç ödenmeyecekmiş gibi aldığı borcunun tarihi gelip ödeyemeyince, borcu borçla kapatacağını zannetmekte, bir bankadan aldığı kredinin borcunu ve faizini ödemek için başka bir bankaya gidip borçlanmakta ve böylece milletimiz geleceğini bankalara ipotek eder bir duruma gelmektedir. Neredeyse her bir vatandaşımızın cüzdanında en az 8-10 tane kredi kartının bulunması ve adına açılmış bir kaç çeşit banka hesabının olması da bunu göstermektedir.

İşsizlik oranlarının bu kadar yüksek olduğu, asgari ücret ve onun muadili emekli maaşıyla geçinmek zorunda olan kişilerin on milyonlarca bulunduğu bir ülkede, bir milletin bu kadar geneline yayılmış ve ödeme gücünün çok üstünde astronomik rakamlarla borçlanarak hayatını ipotek altına aldırması, toplumda başka bozulmaları ve çürümüşlüğü de beraberinde getirmektedir.

Borcunu ödeyemeyen ve tek maaşla geçinemiyorum diyen bu insanlar, bu sefer çalışma sahasına hanımını, kızını da sürmekte ve evinde oturup evinin hanımı, ailesinin kızı, çocuklarının annesi olması gereken hanımlarımız, yabancı erkeklerle aynı ortamda ve son derece kötü ve zor şartlar altında çalışmak durumunda bırakılmaktadır.

Türkiye esnaf ve sanatkârlar konfederasyonunun verilerine göre, 56 milyon kredi kartının, 95 milyon banka kartının bulunduğu ülkemizde, 1 milyon 600 bin kişi kredi kartı borçlarını ödeyemeyince hacizli duruma düşmüştür.

Topyekûn bir milletimiz adeta gırtlağına kadar kredi ve faiz borcuna batmış vaziyettedir. Adliyeler milyonlarca icra dosyasına ve bu icra davalarına bağlı olarak açılan binlerce boşanma dosyalarına bakmaktan başını kaldıramaz hale gelmiştir. İcralara düşmüş, evine, işyerine hacizler gelmiş, borç batağında boğulan binlerce insanımız, aile faciası yaşamakta, bu yüzden intihar eden, cinnet geçirip kendine, çocuklarına ve ailesine kıyan nice insanlar bulunmaktadır.

Önceki krizlerden ders çıkaran sistem, bankaların batmasına çare bulmuş, hatta onları fakir halkımızın sırtından bu milletin iliğini, kemiğini, emeğini, kanını emerek zenginleşmesine fırsat tanımış ama kan emici, faizci bu bankaların milletimizi batırmasına engel olamamıştır.

Rakamsal olarak, bilimsel verilere göre gidişatımız, büyüme hızımız vesaireler iyi olabilir ama önemli olan Allah’ın ve Resulünün harp açtığı faize batmış bu milletin ahiret gidişatının iyi olup olmadığıdır.

Halkımıza kölelikten kurtulmak tavsiyesi bizden, Muvaffakiyet Allah’tandır.

Fatih Medreseleri Yazı İşleri Kurulu

 

Yorum yapın