Fatih Medreseleri'ni Tanıyalım – Mehmet Akdemir Hoca | Fatih Medreseleri
Fatih Medreseleri

Fatih Medreseleri’ni Tanıyalım – Mehmet Akdemir Hoca


Mehmet Akdemir hocanın duyguları;

Çok kıymetli muhterem camiamızın hocaları kıymetli ihvanlarımız ve Fatih Medreselerinin hizmetkarları hepinizi Allah’ın selamı ile selamlıyorum.

Bende sizlere kısa öz olarak birkaç anımı sizlerle paylaşmak istiyorum. Evvela kendimi tanıtmak istiyorum ismim Mehmet Akdemir. Kahramanmaraşlıyım, 1981 yılında doğdum.

1993 yılında Emri bil Maruf Nehyi Anil Münker’in bereketiyle ilçemizden İstanbul’a gelerek Fatih Medreseleri ile tanışmayı Rabbim bizlere ikram eyledi. 1993 yılından 1996 yılına kadar Elif-ba, Kur’an-ı Kerim, Hafızlık ve Hafızlığımı pekiştirmeyle alakalı eğitim gördüm.

1996 Ağustos aylarında Arapçaya başlayarak 2000 Eylül aylarına kadar 4 yıl bir zaman zarfında Masum Bayraktar Hocamızdan da Arapça eğitimi alarak Hocalık icazeti aldık elhamdülillah. O günden bugüne kadar da Fatih Medreselerinde hizmet etmeye devam ediyoruz. Daha ilk vazifeye başlamadan Hızır hocamızın şehadetinden 6-7 ay sonra Sultanımız Efendi Hazretlerimiz Hocamızı Çukurbostan camiine vazifeli olarak tayin etti. O zamanlar bilenler bilir, hatırlarlar o zaman Çukurbostan camiinde bir boşluk hâsıl oldu. Bir takım hocalar gelip gidiyorlar sohbet etmeye çalışıyorlar Hızır Hocamızın yokluğunu belli etmemeye çalışıyorlardı ama bir türlü muvaffak olamayınca cemaatin dağılma durumu olunca Sultanımız Efendi Hazretlerimiz Masum Hocamızı oraya vazifeli olarak gönderdi.

Bizlerde son sınıflar olmamız hasebiyle akşamları gidiyoruz, Hocamız bize Risale-i Kudsiyyeden okuyor. Müsait olduğumuz zamanlarda gündüzleri de gidiyorduk. Risale adı altında Sultanımıza karşı bakışımızı teslimiyetimizi, şuurumuzu, hassasiyetimizi, samimiyetimizin nasıl olması lazım bir mürşidi kamilin özellikleri, vasıfları özellikle Sultanımızın güzellikleriyle alakalı, ihvan abilerimize karşı, büyüklerimize karşı nasıl bakmamız gerektiğiyle alakalı hocamız bizlere eğitimler vermekteydi. Allah kendilerinden razı olsun.

Bizde tabi o eğitimler neticesinde gerek Sultanımıza karşı, gerek ihvan abilerimize karşı son derece büyük bir hürmetle, tazimle saygıyla bakmamız gerektiğini elhamdülillah öğrenmiştik.

Tabi 2001 yıllarında hocamız yine Efendi Hazretlerimizin müsaadesiyle İsmailağa caminin yanındaki medreseyi faaliyete geçirmek ile alakalı Sultanımızdan müsaade istiyor. Efendi Hazretlerimiz medresenin faaliyete geçeceğini duyunca çok memnun oluyor çok seviniyor. Ondan önce malumunuz 28 Şubat zamanındayken medrese kapanmış, kilit vurulmuş, her taraf toz, toprak atıl bir durumdaydı. Sultanımızın bu müsaadesinden sonra, bizler hep beraber o medreseye girdik her tarafını temizledik, boya, badana halısı, rahlesi neyse medresenin başlayacağı bir faaliyete getirdik. Bu arada bizler bu çalışmayı yaparken bazı camiamızın büyük diye nitelendirilen hocaları, siz bize sormadan bu medreseyi nasıl Masum hocaya veriyorsunuz Efendi Hazretleri diye bu şekilde sultanımıza baskı yapıyorlardı. Hatta kilidimizi kırıyorlar biz gidiyoruz kilit değiştiriyoruz, onlar tekrar kilitlerimizi kırıyorlar.

Efendi Hazretlerimiz hocamızı çağırıyor akşam namazını kıldıktan sonra hep beraber çukurbostan camiinde huzuruna gidiyoruz ve Efendi Hazretlerimiz buyuruyor ki; “Bunlar işi kavgaya döktüler siz şerefli insanlarsınız anahtarları onlara teslim edin” buyuruyor. Bizde hemen daha yatsı ezanı okunmadan Efendi Hazretlerimiz giderken görüşme yapılıyor çıkar çıkmaz hemen halılarımızı, rahlelerimizi alarak Sultanımızın ifadesini yere düşürmemek için hemen orayı boşalttık.

Düşüne biliyor musunuz? 2 yıl hocalarımıza büyüklerimize, Sultanımıza karşı nasıl tavırlar sergilememiz gerektiğinin eğitimi görürken, daha ilk vazifeye başlayacağımızda kendimde hafızlık hocası olarak orada vazifeye başlayacaktım.

Hocalarımızın bize karşı bu tutumu ki Sultanımızın izniyle açılacak olan Hafızlık müessesinin açılmasıyla Efendi Hazretlerimizin memnun olacağı, Hafızlık müessesine engel olmanın şokunu yaşamaktaydık. O yüzden daha ilk olaylar oralardan başlamış ve camiamızın hocaları büyüklerimiz daha o zamanlardan bizleri üzmeye darıltmaya başlamışlardı.

Bizler ama ne olursa olsun medrese faaliyetlerini inşallah yürüteceğiz bu davada bu uğurda eğer neticesinde Sultanımızın yüzü gülecekse, memnun olacaksa biz medrese faaliyetlerini gerçekleştirmek için her türlü sıkıntıya hazırız, yolumuza, vazifemize dikkat edeceğiz, inşallah.

Bundan sonraki çekimlerde de yaşamış olduğumuz bir takım olayları sizlerle paylaşacağım.

Yorum yapın