Fatih Medreseleri'ni Tanıyalım – Yasin Ahmedoğlu Hoca | Fatih Medreseleri
Fatih Medreseleri

Fatih Medreseleri’ni Tanıyalım – Yasin Ahmedoğlu Hoca


Fatih Medreseleri hocalarından Yasin Ahmedoğlu hoca anlatıyor.

Yasin Ahmedoğlu Hocamızın duyguları;

Fatih Medreseleri ile 1996 senesinde tanıştım. Fatih Medreseleri bizlere tavizsiz yaşamayı öğretti. Üniversite dönemimde bile kurum ile ilgim kesilmedi. 2003 senesinde Fatih Medreseleri’nde talebeliğe başladım. 2005 senesinde icazet aldım ve 2 yıl hocalık yaptım. 2007 senesinde Fatih merkeze geçtim. Fatih merkezde Arapça hocalığı yaptım 18 talebem vardı. Bazı iftiralarla elimizden talebelerimiz yavaş yavaş gitmeye başladı. Bu durumu da hoca olmadan kimse anlayamaz. Senelerce emek verdiğimiz talebelerimiz fitneler yüzünden elimizden kayıp gitti.

Biz hep sustuk sabrettik kurumumuz bizlerden susmamızı istedi. Fitneler yüzünden 18 kişilik grubumuzdan 6 kişiyi kaybettik ve bu 6 kişi şuan çok değişti Kur’an ile ilişkileri kesildi.

AĞLAYA AĞLAYA KURSUMA GİTTİM

İddef’in başında duran Mehmet Turan hoca ile Emri Bil Maruf ‘a giderdik. Bir gün beni yanına çağırırdı muhabbet ettik ne yapıp ne ediyorsun diye sordu. Fatih Medreseleri’nde vazife yapıyorum deyince ayağa kalktı ve bana koku uzattı ziyaretin kısası makbuldür dedi. Kapıyı açtı beni yolladı. O günü hiç unutamıyorum ağlaya ağlaya kursuma gitmiştim.

AKRABALARIM BENİM HAKKIMDA KONUŞMAYA BAŞLADI

Kıymetli abilerimiz vardı çok severlerdi bizi ama Fatih Medreselerine geçtim benden vazgeçtiler. Akrabalarımız bile bizler hakkında konuştular. Bu ifadeler annemin kulağına kadar geldi annemin ifadesi şuydu; “Oğlum benim tarikat dersi almama vesile oldu İsmailağa da rüyamı anlattım Efendi Hazretlerinden ders aldım” Kurumumuz bizlere bu yanlışlar bitecek sabredin dedi sabrettik.

DERS GÖREN 30 ABİMİZİ İSMAİLAĞA VAKFI YÜZÜNDEN KAYBETTİK

30 tane abimiz ile dersler sohbetlerimiz vardı Mehmet Turan hoca ve vakıf bunlarda engel oldu hepsini kaybettik. Biz bu davaya gönül verdik gün geldi 70-80 km. giderek Kur’an dersleri vermeye gidiyordum. Fitne hep miğde bulandırdı. Bu yolda bize hep engel oldular ama biz hep bunların meyvesini yedik.

Bizler kurum olarak yılda 1 hafta olarak Emri Bil Maruf yapmaya gidiyoruz, bizlerde bu yolda çeşitli yerler düştü. Bartın, Sinop, İzmir, Aydın, Muğla gibi yerlere gittim.

EMRİ BİL MARUF İÇİN GİTTİK SİLAHLA ZORLA ŞEHİRDEN ATILDIK

Aydın’da başıma gelen bir olaydan bahsetmek istiyorum. Aydın da çok kuvvetli bir esnaf fabrikasında yaklaşık 400 kişi vardı. İşçiler işi bıraktı dualar ettik, sohbetler ettik. Ondan sonra fabrikadaki abimiz aradı hocam görüşelim acil. Biz gittik o abimiz bizleri silahlı adamlara bizleri zorla Aydın’ın dışına kadar takip ettiler çıkardılar tekrar gelirseniz sizi mezara yollarız dediler. Biz yine hizmetimizi bırakmadık.

KÜFÜR ETTİLER, DARP ETTİLER, HER TÜRLÜ ZARARI VERDİLER

Çokça konferanslar yaptık bizlere engel olmaya çalıştılar. Arabamızın lastiklerini patlattılar, cami çıkışlarında bizleri darp ettiler küfürler ettiler. Ama bunlar bizlere engel olmadı, biz kazandık, biz pes etmedik. Biz ne zaman çalıştık hep bizlere engel oldular. Bizler yine çalışmaya devam ediyoruz.

Fitneler yüzünden nice dostlar kaybettik ama çokça dostlar kazandık. Bizler hep zafer yaşayan olduk. Bizler sadece ve sadece yaşanan olayları kaynakları ile kaleme aldık.

Bir baba bile evladını bırakmaz iken bir Efendi nasıl ihvanını bıraksın. Hepinizi Allah’a emanet ediyorum.

Yorum yapın