Futbolda Saldırı ve Düşündürdükleri | Fatih Medreseleri
Fatih Medreseleri

Futbolda Saldırı ve Düşündürdükleri


Kısa zaman önce bir futbol takımına karşı düzenlenen menfur eylemi kınıyor, başta olayı yaşayanlara, futbol camiasına ve memleketimize geçmiş olsun diyoruz. Bir an önce faillerin bulunup en kısa zamanda adalete teslim edilmesini temenni ediyoruz. 

Yaşamış olduğumuz bu dünyada Allah-ü Teâlâ her şeyi insanın faydasına sunmuştur. Dünyevi çoğu konuda âlimlerimiz bu kaideyi dikkate alarak fetva vermişlerdir. O Yüzden eğer bir şeyin insanın dünyasına veya ahiretine faydası varsa İslami ölçüler içerisinde olduğu müddetçe o şeye müsaade edilir. Spor içinde aynı ölçü geçerlidir.

Yapılan sporun insan sağlığına faydası varsa ve İslami vecibelere de engel olmuyorsa buna müsaade vardır. Ancak insan o sporla meşgul olurken dini vazifelerini aksatıyorsa burada faydadan çok zarar vardır ve buna müsaade yoktur. Şimdi bu ölçüyle olaya baktığımızda futbol içinde aynı kural geçerlidir. Bugün futbol takımları üzerinden bahis oynandığı, takım sahiplerinin bu işi kendi çıkarlarına yanlış işlerde kullandığı ve taraftarından aldığı desteğe güvenerek mafyacılık yapıldığı herkesçe malumdur. O nedenle futbol adı altında bu yapılanların, ne insanlık adına bir faydası vardır ne de dinimizde bir dayanağı vardır.

Fenerbahçe futbol kulübüne yapılan bu saldırı, karanlık odaklar tarafından, halkımızın birlik ve beraberliğine yönelik yapılmış bir saldırıdır.

Burada esas ele alınması gereken konu ise bu hadisenin toplumumuza verdiği zararlardır.

Dışarıdan ithal edilen bu takımcılık anlayışı, toplumları gündemlerinden uzaklaştırıp boş vaatlerle meşgul etmek için uydurulmuş bir sistemdir. Bu sistemle insanlarımız televizyon başında vakitlerini öldürüyorlar. Yine bu yanlış sistem yüzünden ciddi paralar israf ediliyor. Hâlbuki israf edilen o paralar ile toplum ve memleketimiz için çok büyük yatırımlar sağlanabilir ve bundan da her birey istifade edebilirdi.

Bir takım karanlık lobilerin güdümünde milletimize sevdirilmiş olan takımcılık ruhu da aynı şekilde hakla hakikatle alakalı bir şey değildir. İnsanımızı; “Sen şu takımlısın, ben bu takımlıyım, o başka takımlı” gibi ifadeleriyle ayrımcılığa iten bu sistem, yanlış bir temel üzerine kurulmuş ve bizleri de bu yanlışın taraftarı yapmıştır.

Anlamsız bir taraftarlık anlayışına itilen kitleler, tuttukları takımlarını; “Hak-Batıl, Müslüman-Kâfir” demeden milli benliğimize uyup uymadığına bakmadan yaptıkları her şeyi kabul veya ret etmektedirler. Böylece tuttuğu takımının futbolcularının her türlü ahlaksız ve küfür dolu hareketlerine göz yummakta, hatta taraftarlık anlayışıyla destek bile vermektedirler. Oynadığı futboldan başka hiçbir değer taşımayan kişilerin, nice ahlaksızlıkları olmasına rağmen bu kişiler maalesef baş tacı edilmektedir.

Taraftarlığın getirdiği ayrımcılık anlayışı, aile bireylerini birbirine düşürmekte ve kavgaya kadar gitmektedir. Hatta yakın zamanda yaşanan bir olayda olduğu gibi birbirlerini öldürmeye bile sevk etmektedir. Eğer fanatizme dönüşen bu taraftarlık anlayışı son bulmazsa yaşananlar ne ilk olacak ne de son olacaktır.

Bir Müslüman, ne olursa olsun hiç bir şeyi, hiç bir sevgiyi dinin önüne geçirmemelidir. Hak’tan başkasının da taraftarı olmamalıdır. Bu şekilde olaylara yaklaşırsak, anlamsız ve boş şeylerin taraftarlığından ve getireceği zararlardan kurtulmuş oluruz.

Hakk’ın taraftarı olmak bizden, Muvaffakiyet Allah’tandır.

Fatih Medreseleri Yazı İşleri Kurulu

Yorum yapın