Hak Davada Heyecanı Kaybetmemek | Fatih Medreseleri
Fatih Medreseleri

Hak Davada Heyecanı Kaybetmemek


İnsanı ayakta tutan, ona güç veren, en umutsuz zamanlarında dahi elinden tutan, en zor şartlarda kendisini yıkmayan şey hiç şüphesiz ki davasıdır. Davanın her türlüsü böyledir. Eğer bu dava İslam davası ise öyleyse bunun fedakârlığı tahammülü sonsuza dayanmalıdır. Küçük yaşlarımızda duyduğumuz veya bildiğiniz nice insanlar vardır. Siyasi kanattan, futbol camiasından. Kimi sanat camiasında, kimi tüccar, kimi spor dalında. Daha nice ismini sayamadığımız sektörlerde. Bunlardan bir kısmı unutulup yok olup gitmişken, aradan yıllar geçmesine rağmen kimileri daha iyi yerlere gelmiş, ismini ve kendini unutturmamıştır. İşte bu insanlar davasına inanan, davası için hiçbir fedakarlıktan ödün vermeyen, yeri geldi zevki sefasından, yeri geldi ailesinden veya başka şeylerden feragat ederek bugünlere kadar kendini getirmeyi, duyurmayı başarmışlardır.

Halbuki bizler hocalar veya İslam hadimleri olarak hakiki peygamber varisi olan hakiki Mürşidi Kamil Sultanımızın yolundan ve izinden gitmeye çalışan bizler, maalesef bugün bakıyoruz ki bazı arkadaşlarımız havlu atmışlar. Kimileri kabuğuna çekilme düşüncesinde. Kimileri dünyevi bir takım mal mülk edinme arzusunda. İlk böyle başlamamıştı. Canımızı malımızı her şeyimizi seve seve bu davada gözümüzü kırpmadan feda edecektik. Hiçbir sıkıntı ve imtihan bizi durduramayacaktı. Bizim için tek engel sadece ölüm olacaktı. Ama maalesef şu anki halimiz bizlere sanki yıldığımızı, sanki yıkıldığımızı gösteriyor Allah muhafaza. Belki de ilim irfan olarak iyi bir seviyeye gelmiş, en güzel hizmet edeceğimiz zamanlarda, türlü türlü bahanelerle vazifeden kaçar olmuşuz. Bir zamanlar tüm insanları hizmet edilecek bir nefer bir talebe, dünyayı ise müthiş bir çalışma alanı görürken, şimdi o heyecanımızı o hevesimizi kaybetmiş, yerine eli ayağı tutmayan, beyni ve fikri artık bu çalışmalara gitmeyen, zavallı garip bir nefer mi olduk acaba.

Eğer tarihten silmemek, hesaptan düşmek istemiyorsak, örneğimiz ve önderimiz olan Sultanımıza vermiş olduğumuz sözleri yerine getirmeli. Ve onun eşsiz takipçisi muhterem Hocamızla teşviki mesailerimizi artırmalıyız. Merkezden kaçmakla, uzak durmakla sadece kan kaybeder ve en netice yıkılmak durumunda kalırız. Kimseyi üzmeden, kimseye kırılmadan darılmadan vazifelerimize sahip çıkmalıyız. Bu yüce dava layık olduğu dereceye çıkarken bizlerde bu hizmetten ayrılmamalıyız.

Fatih Medreseleri Yazı İşleri Kurulu

Yorum yapın