Küfür Tek Millettir | Fatih Medreseleri
Fatih Medreseleri

Küfür Tek Millettir


1915 olaylarının 100. yıl dönümü münasebetiyle, Ermenistan tüm dünyada diplomasi ve lobi atağına kalktı. 24 Nisan 2015 tarihinde yapılacak olan kutlamalara dikkat çekmek amacıyla tüm dünya liderlerini ve dünya çapında meşhur starları Ermenistan ülkesine davet etti.

Türkiye’yi dünyada yalnızlaştıracak ve soykırımcı olarak gösterecek bu oyunlara son olarak Papa da dahil olarak, küfrün tek millet olduğunu ortaya koymuştur.

Bizim maksadımız bunların ifadesi olmayıp, kin ve düşmanlıklarını fırsat bulduklarında nasıl ortaya koyduklarını göstermektir. Bizler bunlardan hiçbir zaman hakkımızda hayırlı bir karar beklememizin doğru olmadığını yüce Rabbimiz “Siz onların dinine girmedikçe, onlar sizden asla razı olmazlar” buyurarak onların gerçek yüzünü ve Rabbimizin ifadelerinin ne kadar hakikat olduğunu bu olaylar bize tekrar göstermiştir.

Maalesef bunların ifadelerinden üzüldüğünü ve onlardan böyle taraftarca ifadeler beklemediğini söyleyen Türkiye’mizin; makam sahibi güzide insanlarının onların kendilerini hayal kırıklığına uğrattığını söylemeleri asıl şaşılacak ve üzülecek bir durumdur.

Papa ve liderliğini yaptığı Hristiyan alemine karşı devlet Erkanı tarafından bu kadar teveccüh gösterilmesi, Allah katında kıymetsiz olan bu insanların, halkımız nazarında  itibarının yükselmesine sebep olup, halkımız yanlış yönlendirilmiştir.

Papa ve avenesine son derece şımarıklık verip, kendini bilmez ifadeler kullanmasına sebep olmuştur.

Bu konularda halkımızı doğru bilinçlendirme sorumluluğu olan yöneticilerimizin ve diyanet yetkililerinin gereksiz yumuşak ve aşırı tavırları, halkımızın gerçeği görmesine engel olmakta ve dostunu düşmanını tanıyamamasına sebep olmaktadır. Bunların bu ifadelerine şaşırmaya gerek yok. Çünkü onları da bizi de en iyi tanıyan Rabbimiz “Ey iman eden kullarım! Kendi din kardeşlerinizden başkalarını sırdaş edinmeyin. Çünkü onlar hiçbir fitne ve fesat hususunda size hiçbir şeyi eksik yapmazlar. Onlar din ve dünya hususunda daima sizin sıkıntınızı ve zarara uğramanızı istemişlerdir. Gerçekten size karşı büyük bir kin ve nefret taşıdıklarından kendilerine hakim olamamış ve ağızlarından dökülen sözlerinde aşırı öfke açığa çıkmıştır, göğüslerindeki kinleri ise daha büyüktür. Muhakkak ki biz Allah ve Rasulüne düşmanlarıyla dost olmamanızı ifade eden ayetleri size iyice açıklamışızdır. Eğer siz dostla düşman arasındaki farkı düşünüp anlamakta olduysanız, gerekeni yaparsınız” buyurarak onları en güzel şekilde bizlere tanıtmıştır.

Rabbimizin bu ifadelerinden sonra onlardan bir menfaat, bir hayır, bir sevgi beklemek son derece yanlıştır. Bize düşen vazife; İslam dışı insanları Rabbimizin tanıttığı gibi tanıyıp, halkımızın da bu anlayışla Rabbimizin onları tanıttığı şekliyle bilinçlendirmemizdir. Eğer biz halkımıza bu küffar ve dostlarının gerçek yüzlerini tanıtamazsak, gerçek sorumluluğumuzu, makamımızı ve yetkilerimizi yerinde kullanmamış oluruz ki; bu da büyük bir vebaldir. Kardeşane bir  uyarıda bulunalım. Gelin! Nefsimize göre, kendi mantığımıza göre, isteklerimize göre değil, Allah’ımıza, peygamberimize, Kuran’a göre tanıyıp olayları değerlendirip, yaşayıp, yaşatalım.

Kardeşçe uyarmak bizden, muvaffakiyet Allah’tandır.

Fatih Medreseleri Yazı işleri Kurulu.

 

Yorum yapın