Örnek Anne ve Baba | Fatih Medreseleri
Fatih Medreseleri

Örnek Anne ve Baba


Peygamberlikten sonra en kutsal makam ve vazifelerden biri de annelik ve babalık vazifesidir. Nitekim varit olan birçok hadislerde bu makamın yüceliğine vurgu yapılmıştır. Efendimiz (s.a.v) buyuruyor ki: “Cennetin anahtarları babaların eline verilmiştir, cennet annelerin ayakları altındadır, Allah’ın rızası anne ve babanın rızasına bağlıdır.”

Bu Hadis-i Şeriflerden anlıyoruz ki; anne babalık en ulvi makamlardandır, bununla beraber bir o kadar da sorumluluğu olan ve mesuliyet gerektiren bir vazifedir. Anne ve Babalar olarak bilmemiz gereken en önemli şey yuvalarımızın süsü, toplumumuzun geleceği olan, çocuklarımız bize Allah’ın birer emanetidir. Bizler onların sahibi değil emanetçisiyiz.

O zaman ebeveyn olarak bizlere yakışan Rabbimizin emaneti olan evlatlarımızı onun istediği şekilde yetiştirmektir. Bunun içinde anne ve babanın her konuda özellikle din konusunda bilgileri ve donanımı yeterli olmalıdır. Çünkü bir çocuğun en büyük ve ilk eğitmeni anne ve babasıdır, zira Efendimiz (s.a.v) buyuruyor ki: “Her doğan islâm fıtratı üzere doğar sonra anne ve babası onu ya Yahudi yahut hıristiyan ya da Mecusi yapar.” Hadis-i Şerif’ten anlıyoruz ki inanç ve yaşam konusunda en büyük etki ve tesir anne ve babadadır.

O yüzden annelik ve babalık vazifesi çocuğun karnını doyurup sırtını giydirmekle bitmemektedir. Babalık ve analık sadece dünyaya çocuk getirmekle olsaydı insanlarla diğer canlıların arasında ne fark kalırdı?

Evlatlarına yalnız dünya hayatını öğretip, Allah’ını Peygamberini dinini ve diyanetini öğretmeyenler, ben onlar için yemedim yedirdim içmedim içirdim, giymedim giydirdim, saçımı onlara süpürge ettim demekle annelik ve babalık vazifelerini yerine getirmiş olamazlar. Bir anne ve babanın ben bu kadar biliyorum, onu okula gönderdim, öğretmene gönderdim, hocaya gönderdim, camiye gönderdim diyerek ebeveynlik sorumluluğunun üstlerinden atmış olamazlar. Eğer anne ve baba yeterli değilse muhakkak bu eksikleri tamamlamak için mücadele etmelidirler.

Çünkü bunun evlatlarını doğru yetiştirmeleri konusunda büyük etkisi vardır. Ben buyum benden bu kadar demek olmaz. Bu insanı hüsrana götürür. Kendilerini muhakkak geliştirmelidirler. Cahiliye âdeti olan kız erkek ayrımcılığı yapmadan evlatlarına karşı adil davranmalıdırlar. Yine en büyük cahiliye âdeti olan aç kalır korkusuyla yavrularımızı Allah’ın ve Peygamberinin razı olmadığı yerlere göndermek, yanlış sistemlerin içine itmek gerçek anne ve baba sevgi ve şefkatinden uzaktır. Diploması olsun, maaş olsun diyerek evlatlarımıza dinden her türlü tavizi verdirmek geleceğimizin temeline dinamit koymak ve bir nesli yok etmektir.

Bugünkü şartlarda anne baba sevgisi ve şefkati olmayan evlatlar başka sevgi arar. Onlarla derdine derman bulamayan evlat çareyi başkalarında veya başka şeylerde arar. Ebeveynlerin çocuğa vereceği en güzel şey güzel ahlak edep ve terbiyedir. Anne ve baba çocuklarına yaşantıları ile örnek olmalıdır. Yeri geldi onun hocası, yeri geldi onun arkadaşı ve akranı olmalıdırlar. Evlatlarına eğitim verirken onları yetiştirirken asla bu anlamaz daha çok küçük diyerek onları basite almamalı iyi yada kötü her hareketinin evladına muhakkak etki ettiğini unutmamalıdır. Onu her zaman ve her daim en büyük kaynağımız Kur’an ve en güzel örneğini Peygamberimiz (s.a.v)’e yönlendirmeli hep beraber etrafımızda komşularımıza ve akrabalarımıza örnek bir aile olmalıyız.

Örnek Olmak Bizden Muvaffakiyet Allah’tandır.

Fatih Medreseleri Yazı İşleri Kurulu

Yorum yapın