Terörün Karekteri Değişmez | Fatih Medreseleri
Fatih Medreseleri

Terörün Karekteri Değişmez


12 Nisan pazar günü Ağrı’da askerimize karşı haince gerçekleştirilen saldırıyı şiddetle kınıyoruz. Yaralı askerlerimize acil şifalar diler, askerlerimize ve tüm halkımıza geçmiş olsun deriz. Orada yaşanan bu elim hadise, bizim tekrar gerçekleri olduğu gibi görmemize sebep oldu.

           Terörden ve teröristlerden başka bir şey beklenmezdi de zaten. Bir yetkilimizin PKK sözünde durmadı ifadesi ise bizi şaşkınlığa sevk etti. Ne bekliyorduk? Teröristler sözüne güvenilir, emniyetli kimseler midir ki; onlar sözünde durmadı diyelim.

            40 yıldır vatanına, milletine, kendi halkına gün yüzü göstermeyen, askerimizi haince kurşunlayan ve karanlık güçlerin piyonu olan, Türkiye’yi son derece büyük sıkıntılara iten ve her fırsatta arkadan vuran, samimi ve iyi niyetli yetkililerin samimiyetini kötüye kullanan, bu insanlardan hayır beklemek, sözlerinde durmalarını beklemek, son derece basiretsizliktir.

            “Kişilere anladığın dilden hitap edin” hadisi şerifi gereğince; teröristlere yapılacak muamele, haklı mücadelelerinden zaferle çıkmış bir ordu edasıyla olmamalıdır.

            Onlara anladıkları dilden muamele edip, silahları bırakıp yurtdışına çekilmeye mecbur kalmış bir şekilde muamele edilmelidir. Orada yaşanan bu çatışma, bize terör ve siyasi uzantılarından, vicdani bir sorumluluk ve sağduyu beklemenin yersiz olduğunu bir kez daha bize göstermiştir.

            Teröristler cahil cesareti değil, güçlü ve zalim zorbalığı, pişkinliğinde haklıymış gibi davranırken, nefsani liderlik havalarına girip, bu işi ben çözerim mantığıyla davranmanın ağır faturasını halkımız olarak hep ödemekteyiz.

Biz bu yazımızda hakaret etmenin, hor görmenin peşinde olmadığımızı, bilakis çözüm süreci olayının tekrar gözden geçirilip, dinimizin ve halkımızın manevi değerlerine baktığımızda, bağiy yani azgın kimselerle nasıl mücadele edilmesini tekrar hatırlatmak isteriz.

Teröristler kendini güçlendirmeyi, silahlarını kuvvetlendirmeyi düşünürken, halkımızın bunlar silah bırakıyorlar, çözüme gidiyorlar havasını estirip, terör ve teröristlere karşı yumuşamanın doğru olmadığını, mücadele ve gerekiyorsa vatanımız ve milletimiz için “Su uyur düşman uyumaz” sözü gereğince, halkımıza ne olması gerekirse yapılması gerektiğinin şuurunu vermeliyiz.

Ağrı’da yaşanan son hadisede de askerimiz yaralı teröristi hastaneye yetiştirmek için helikopterle giderken, helikoptere ateş açmaları bunların ne olduğunu gösteren ve gerçek yüzlerini, içlerindeki kini ortaya koyan bariz bir örnektir.

     Tüm bunlara rağmen, yaşanan bunca hadiselere rağmen gerçekleri görememek gaflet değil, ihanettir. Zalime acımak, mazluma zulümdür.

    Doğruları tavsiye bizden, muvaffakiyet Allah’tandır.

Fatih medreseleri yazı işleri kurulu

Yorum yapın