Türk Ve Amerikan Gezi Olaylarının Karşılaştırılmalı Analizi | Fatih Medreseleri
Fatih Medreseleri

Türk Ve Amerikan Gezi Olaylarının Karşılaştırılmalı Analizi


Geçtiğimiz hafta Amerika’da, Washington’a sadece bir saat uzaklıktaki Baltimore şehrinde, gözaltında iken, hastanelik olup hayatını kaybeden siyahi gencin cenaze töreni sonrası başlayan olaylarda, Amerikan polisi orantısız güç kullandı.  Polisin taş ve sopalarla müdahale ettiği olayların ardından, Baltimore şehrinde olağanüstü hal ve bir hafta sokağa çıkma yasağı ilan edildi. Okullar tatil edilirken, spor müsabakaları da iptal edildi ve ulusal güvenlik muhafızları göreve çağırıldı.
Hani Amerika, özgürlükler ülkesiydi? Peki özgürlükler ülkesinde, hem de bu çağda sokağa çıkma yasakları, hayatın iptaline yönelik kısıtlamalar neyin nesidir?
Gerek Türkiye’deki, gerekse Amerika’daki gezi olaylarında yaşananlar, Amerika ve batılıların ve içimizdeki beslemelerinin maskelerini düşürmeye devam ediyor

.2013 yılında bizdeki gezi olayları yaşanırken; otobüsler yakılıp, işyerleri yağmalanırken, kaldırımlar sökülüp polise atılırken, Molotof ve demir bilyeler atılıp, ortalık ateşe verilirken, dükkanlar yağmalanıp birileri hayatı durdurmak için ellerinden gelen teröristliği yaparlarken başta İngiltere, Amerika ve topyekûn batılı yöneticiler, bürokratlar, savaş muhabirleri kesintisiz canlı yayınlar yaparak üzerimize gelmiş ve “Türkiye’deki gelişmeleri endişe ile izlemekteyiz.  Kaygılıyız.  Demokrasi ve özgürlükler konusundaki kazanımların kaybı hususunda üzülüyoruz.  Umarız, Türk yetkililer bir an önce orantısız güç kullanımını durdurur.  Türkiye’deki demokrasinin gelişmesi için elimizden gelen her türlü katkıya hazırız” şeklinde açıklamalarda bulunuyorlardı.

O günlerde Amerika ve batı medyası bizimle uğraşıyor, her gün Türkiye’nin doğru bir gidişatta olmadığına dair kaos haberleri yaymaya devam ediyorlardı. Amerika’da olunca eşkıya, bizde olunca özgürlük mücadelesi oluyor. Türk polisi yapınca; tu kaka, orantısız güç kullanımı,  Amerikan polisi yapınca; olaylara müdahale oluyor.  Amerika ve batı , bize akıl vermeye ve bizim içişlerimize müdahale etmeye kalkacağına önce kendi ülkelerine baksınlar. Kendi halkına zulüm etmek için polislerine bu kadar geniş yetki veren Amerika, tüm dünyaya nizam getireceğim derken, kendisini de tüm dünyayı da ateşin ortasına atmak yerine otursunlar da kendilerine baksınlar.

Amerikan ve Türk gezi olayları, batının maskesinin düşmesine ve yaşanan olaylardaki  batının çifte standardını görmemize sebep olduğu gibi bizdeki Amerikan mandacılarının ve batının kör taklitçilerinin de  maskelerinin düşmesine ve onların gerçek yüzlerini görmemize bir kez daha sebep oldu.
Ülkemizde “hayatı durdurun” çağrısı yapanlar, neden Amerika’ya gelince aynı ağızlarla konuşmuyorlar.  Bizde olunca, “Türkiye’de demokrasi yok” diyenler, Amerika’da olunca neden susuyorlar.  Gezinin hızlı takipçileri olan medya, Zaman, Hürriyet, Radikal, Bugün, CNN, Taksim’deki gezi ile ilgili kesintisiz saatlerce canlı yayın yapanlar, Amerikan gezisi olunca neden şimdi susuyorlar?

Amerika’nın savaş muhabirleri, taksimden 24 saat canlı yayın  yapanlar, gezinin haber ve analizlerini sunanlar şimdi neredeler acaba?  Hepsinin bir ağız etmişçesine bu suskun tavırları; isimleri ve patronları ayrı gibi gözükse de hepsinin tek bir merkezden yönetildiğini bize göstermiyor mu?    Bunların gazeteciliği; ajanlık, provokatörlük,  manipülasyon gazeteciliği sanki.  Bunların özgürlüğü ise, patronlarının  boyunlarına taktığı tasmalarının ipinin uzunluğu kadardır.  Patronlarının boyunlarındaki tasmanın uzunluğunu ise Amerika ve batı ayarlamaktadır.  Denizde kum, bizde ihanet!  Adını ise, özgürlük koymuşuz, sanatçılık koymuşuz, gazetecilik koymuşuz.

Doğruları haber vermek ve maskeleri düşürmek bizden, Muvaffakiyet Allah’tandır.

 

Fatih Medreseleri Yazı İşleri Kurulu

Yorum yapın