Bu Sorunlar Ne Zaman Bitecek | Fatih Medreseleri
Fatih Medreseleri

Bu Sorunlar Ne Zaman Bitecek


Yaklaşık 40 yıldır bu ülkede kan akmakta ve kan akıtılmaktadır. Bu akan kanlar, anaların bağrında yetişip, Allah’ın “ahseni takvim” buyurduğu insan kanı, vatanının bekası için canlarını ortaya koyan Mehmetçik ve polislerimizin kanı.

Her gün şehit haberleri alınıyor, sivil halka saldırılıyor, bombalı eylemler yapılıyor. Peki, ne amaç uğruna? Kimler tarafından?  Hâlbuki doğuda neredeyse birçok esnaf vergi vermiyor. Elektrik, su faturası ödenmiyor, her çocuk başı aylık para alınıyor, hastaneleri, okulları mevcut. Bu ülkede hangi kısım insanlar bu şekilde yaşıyor, hayvancılığın önü açık, tarımın ziraatın önü açık, çoğu insanın arabası var, yaşam kalitesi çok yükseklerde olduğu söylenmese de, belli bir kalitede yaşam söz konusu, Bu kadar akıl almaz imkânlar sunulmuşken, bu kavga niye? Hastane bedava, hizmet istendiğinde ayağına geliyor, peki bu kadar imkânlar seferber edilmişken hakkımızı arıyoruz bahanesiyle Kürt halkının arkasına saklananlar kimler.

Bu yapılan baskılarda dış güçlerin etkisi ve desteği son derece etkili konumdadır. Bir general geçmiş yıllarda canlı yayında PKK’nın silahlarını, NATO ülkelerinden aldığını söyledi. İsrail ve Amerika’nın bunun en büyük destekçisi olduğunu beyan etti. Şimdi Türk ordusu kiminle savaş ediyor acaba? Gölge oyunu gibi bizlerin seyrettiği aslında, İsrail, Amerika ve müttefikleri ile Türkiye’nin savaşıdır.

Suriye’de, Mısır’da, Lübnan’da yapılan ayaklanma ve iç kargaşalar neticesinde oralara hâkim oldular, fakat Allah’ın izniyle Türkiye üzerindeki düşüncelerinde muvaffak olamayacaklar.  Bu kavga biter mi? Evet, biter. Ne zaman İsrail ve Haçlı orduları biterse o zaman biter. Ne zaman İslam devleti kurulur, Müslümanlar kafasını kaldırırsa o zaman biter, asıl gayelerini çürütür ve bu oyunları görürsek biter, biz bu oyunları görüp asıl kimliğimize dönersek biter. Doğu’yu ziyaret ettiğimizde, oradaki kardeşlerimizin ne derece İslam kisvesine ve hocalara saygı ve sevgili olduğunu gördük ve bu sevginin Haçlı orduları da farkında. Bu yüzden o bölgede sayısız hocayı öldürdüler, öldürmediklerini de baskı altında kendi kontrollerinde idare etmekteler. Neden böyle yapıyorlar dersiniz? Bu insanlar aslına dönmesin, Yaratanı görmesin, Peygamberi unutsun, maddeyi ön plana çıkarıp, maneviyatı bıraksın, sevgiyi öldürüp korkuyu yaysın diye mücadele etmekteler.

İşte asıl maksadın yükselen İslam trendini önlemek ve her Müslümanın bu haçlı zihniyeti tarafından potansiyel tehlike görüldüğünü anladığımızda her şey çözülmüş olacak, biz bunları anlamadığımız sürece bu kan durmayacak ama anladığımız anda dünya tersine dönüp Haçlı zihniyetine zindan olacak.

1920’lerde yapılan güzellik yarışmasında Türk kızını birinci seçerlerken, “İşte İslam’ın bittiği ve Müslümanların en değerli varlıklarını önümüzde çırılçıplak görmenin mutluluğunu yaşıyoruz oylama yapmaya gerek yok dünya güzelimiz bu Türk kızı” ifadelerini, kulaklarımızda işitip, anladığımızda gönlümüzü toparladığımızda kazanacağız. Türk-Kürt değil, İslam kazanacak, Müslümanlar kazanacak, bizler kazanacağız ama bu oyunların farkına varmadığımız sürece kaybedeceğiz, aslımıza dönmediğimiz sürece kaybedeceğiz. Allah o günlerden muhafaza etsin. Bizler onların korktuğu Kur’an’a sarıldığımızda, amaçlarına alet olmadığımızda, kan durur, Allah korur.

Evet, bir günah keçisi mi aranıyor, bir suçlumu aranıyor, bu gazı verenler değil, çünkü onlar vazifelerini yapıyorlar, görevlerini yerine getirme çabasındalar, suçlu biziz. Zulümde iki suçlu vardır; biri zulmeden zalim, biride zulme rıza gösterendir. Bizler eğer İslam ipine sarılmazsak kendimize, dinimize, vatanımıza, milletimize zulmeden,  zulme rıza gösteren suçlu oluruz Allah muhafaza. Her ifade ve hareketiyle ümmete rahmet olan Sultanımız; “Her mahalleye bir kız, bir erkek medresesi açın İslam’ı size söz veriyorum” buyurarak çarenin, kurtuluşun yolunu bizler göstermiştir. Bizleri nasıl ki Kur’an’dan uzaklaştırarak bü günlere getirdiler. Tekrar ecdadın dünya üzerindeki hakimiyetine, söz sahipliğini, tesirini istiyorsak ölçü ortada. Medreseler yaygınlaşmalı, hafızlığın yolu açılmalı, eğitim gözden geçirilmeli.

Fatih medreseleri yazı işleri kurulu

 

 

 

Yorum yapın