Efendi Hazretlerimiz Ve Davasına Kim Sahip Çıkacak (3) | Fatih Medreseleri
Fatih Medreseleri

Efendi Hazretlerimiz Ve Davasına Kim Sahip Çıkacak (3)


Besmele, Hamdele, Salat Ve Selamdan Sonra

Pek muhterem Salih Hocam…
Bu Satırlar aracılığıyla sizi en kalbi muhabbetlerimle selamlıyorum.
Allah’u Teala sizi Efendi Hazretlerimizin manevi mirası ile şereflendirsin. Üzüleceğiniz şeylerden ve her türlü kaza ve bela’dan sizleri korusun.  Bileğinize güç, yüreğinize cesaret, bedeninize sıhhat ve afiyetler ihsan eylesin.
Allah hizmetlerinizi daim, ibadet ve dualarınızı kabul eylesin.(Âmin)

Kıymetli Salih hocam…
Allah Teâlâ Hazretleri sizi azdan az kişiye nasip olacak, çok kıymetli ve önemli bir makama koydu.
En başta Peygamber vazifesi olan İmamlığı ve Efendi Hazretlerimizin mihrabını, minberini, Onun kürsüsünü size nasip etti. Onun yetiştirdiği cemaatine, Onun pak ihvanına; yine Onun adına ve  Ona vekâleten vazife yapmanızı Allah size ihsan etti.  Bu vazife,  çok yüce bir makam olmakla birlikte aynı zamanda size o denli sorumluluk ve mesuliyet yüklemektedir. Siz Efendi Hazretlerimizin Camisi’nin ve tekkesi’nin imamısınız. Diyanet İşleri Başkanlığı’na bağlı binlerce camiden herhangi bir caminin, yüzbinlerce Hoca’dan herhangi bir hoca değilsiniz. Efendi Hazretlerimizin camisinin ve Altın Silsilenin son halkası olan Efendi Hazretlerinin tekkesinin vazifelisisiniz.

Hocam nasıl ki devlet yöneticileri kendilerine emanet edilen insanlara karşı adalet, şefkat ve merhametle muamele etmekten sorumludurlar; aynı şekilde İsmailağa Camiinin imamı ve bu cemaatin önderi olan siz kıymetli hocamız da bu insanlara adalet, şefkat, merhamet ve itidalle davranmak ve bu cemaatin birlik, beraberlik ve kardeşlik içinde kucaklaşması hususunda çok büyük bir sorumluluğa sahipsiniz.

Sizin yapacağınız en büyük hizmet Hocam, bulunduğunuz bu makamda bugün camiamıza, Efendi Hazretlerimize, ihvana, İslam’a ve tüm Müslümanlara yapacağınız en büyük hizmet ve omuzlarınızda taşıdığınız bu ağır sorumluluğun yükünü, sırtınızdan kaldıracak en büyük iş; bu camiada birlik ve beraberliğin, kardeşlik ve barışın ve birbirini kucaklamanın temini için yapacağınız çabalardır.
Siz bu vazifeyi gereği gibi  yerine getirmediğiniz sürece, diğer bütün hizmetleriniz ne kadar büyük ve faydalı olursa olsun, bu çalışmanın yerini dolduramayacaktır. Hatta camiamızda ve tüm İslam Âleminde barış ve kardeşliğin, birlik ve beraberliğin temini, bu çalışmaya bağlıdır desek abartmış olmayız.

Kimsenin medrese açalım, talebenin sayısını çoğaltalım, bir kişiye daha tarikat dersi aldıralım, cübbe şalvar giydirelim, çarşafa büründürelim derdi kalmamış Hocam… Hizmet namına; birbirimizle ayrılık ve ihtilaflarımızı artırma çalışmasından başka çalışma bilmiyoruz… Nerdeyse baykuşların tüneyip yuva yapacağı camiamızda kavgasız bir günümüz ve ânımız geçmez olmuş…

Sâhi, siz bu camiada bir toparlanma, birlik, beraberlik ve kardeşlik havasının estiğini söyleyebilir misiniz hocam? Öyleyse tüm bunlara rağmen siz, biz, hepimiz nasıl bu kadar rahat ve sessiz kalabiliyoruz hocam?
Yoksa zararı şahsi olarak kendimize dokunmadığı için mi tüm camiamızı mağdur eden ve adeta temmuz güneşi altındaki kar gibi cemaatimizi erimeye götüren bu hadiselere sessiz tepkisiz kalıyoruz hocam .?
Peki, hocam siz de, biz de, o hoca da, bu hoca da bu çalışmalardan geri durursa; bu vadiyi sizin gibi aslanlar da boş bırakırsa kimler dolduracak bu meydanı hocam…
Siz aslanların kükremesi gereken vadilerde, şimdi mezhepsiz, şii, vahabi çakalları çoktan ulumaya başladılar hocam.
Camiamızda tarikat ve İhvan çalışmasının yerini; kırgınlıklar, dargınlıklar, kavga ve kargaşalar, tasfiye ve bölünüp parçalanmalar almış. Birileri kadrolar kurmak yerine, Efendi Hazretlerimizin yetiştirip kurduğu kadroları tasfiye etmekle meşgul.
En iyi becerdiğimiz konu; yetişmiş elemanlarımızı başımızdan defederek, camiamızı yaşayan ölüler mezarlığının ruhsuz cesetlerine çevirmek ve içini boşaltmak olmuş. Herkes Efendi Hazretleri adına kendini Efendi yerine koyarak, kendi verdiği kararın Efendi Hazretlerinin kararından daha isabetli, en doğru karar ve görüş olduğuna hükmeder olmuş.
Herkesin kendisini savunup kendini haklı göstermek için uğraştığı bu zamanda siz de biz de savunmazsak, Efendi Hazretlerimize  kim sahip çıkacak hocam?
Hani Bu cemaatin 20-30 sene önceki ağırlığı, toplumsal kabulü, Vakar ve ciddiyeti şimdi nerede?
Peki, kim bu sorumluluğun  altına girecek Hocam?
Bu hal bize Efendi Hazretlerimizin şu sözünü hatırlatıyor:
“Zenginler bizim durumumuz iyidir okumamıza gerek yok dediler. Fakirler de bizim şimdi ihtiyacımız var çalışmamız lazım nasıl okuyalım, dediler. İlim kaldı ortada, millet cahil oldu”.
Aynı şekilde camiamızı  dipdiri gözüken yaşayan ölülere, ruhsuz cesetlere çevirenlerden mi medet bekleyeceğiz Hocam?
Satırlarımıza burada son verirken Mevla Teâlâ’dan hepimize birlik ve beraberlik içinde Efendi Hazretlerimizin bizden beklediği çalışmalara imza atabilmeyi ve Onun gözünü ve gönlünü ferahlandırabilmeyi niyaz ederiz.

Fâtih Medreseleri Yazı İşleri Kurulu

Yorum yapın