Efendi Hazretlerimiz Ve Davasına Kim Sahip Çıkacak (5) | Fatih Medreseleri
Fatih Medreseleri

Efendi Hazretlerimiz Ve Davasına Kim Sahip Çıkacak (5)


Besmele hamdele salat ve selamdan sonra

Pek muhterem Mehmet Talu  ve Abdulmetin Balkanlioglu  hocalarım. .Sizleri, canı gönülden selamlıyor en kalbi sevgi ve muhabbetlerimizi arz ediyoruz. Mevla Teâlâ sizi Efendi Hazretlerimizin manevi mirası ile şereflendirsin. Efendi Hazretlerimizin bu camiada sizinle beraber yapmak istediği büyük çalışmalara, sizleri bizleri hepimizi vasıta eylesin.

Rabbim, yüreğinize cesaret, dilinize fesahat, bedeninize sıhhat ve afiyetler ihsan eylesin. Hizmetlerinizi daim, ibadet ve dualarınızı makbul eylesin.(âmin)

Kıymetli Abdulmetin Balkanlioglu ve Mehmet Talu hocam…

Allah Teâlâ sizin  birinizin lisanına, diğerinizin kalemine tesir vermiş,  Efendi Hazretlerimizin evladı   olmakla, bu camianın ihvanı ve  hocaları olmakla sizleri şereflendirmiştir. .

Bu kapıda Efendi Hazretlerimize Sevdalı Dava Adamlarının yetiştiriciliği ve hizmet edebilmenin, ettirebilmenin her türlü zeminini ve şartlarını sizler için hazır etmiştir.

Kartopunun çığa dönüşmesi misali, bu kapıda hizmet çığırını açacak, hakka ve hayra delalet edecek, çok büyük imkân ve fırsatları sizlere sunarak, Türkiye’de ve dünyada milyonlara milyarlara Efendi Hazretlerimizin ve camiamızın tanıtımını nasip edecek fırsatları verdi.

Çünkü Efendi hazretlerimiz İslam davası adına, bu kapının insanına ve Ümmeti Muhammed’e hizmet adına sizden çok şeyler umut ediyordu. Sizinle birlikte çok büyük çalışmalara ve başarılara imza atmak istiyordu.
” O gün her nimetten sorumlu tutulacaksınız”  ayeti kerimesi gereğince, bu maddi ve manevi nimetlerin şükrünü ödemek hepimizin boynunun borcudur.

Allah’ın izniyle Efendi Hazretleri sizlere, bizlere bunca ikramlarda bulunmuş ve sizlere, bizlere yapılan bu izzet ve ikrama karşılık hepimizden ve özellikle sizden ciddiyet ve din gayreti beklemektedir.
Artık bize düşen vazife, Efendi Hazretlerimizin bu yolda açmış olduğu  çığır ve göstermiş olduğu hedef doğrultusunda gevşeklik göstermeksizin gayret etmektir.

Hocalarım.
Hayat kısa! Yapılacak işler çok!
Ancak bu kapıda, Efendi Hazretlerimizin yoluna hizmet davasını, kartopu iken çığ haline getirmek için çalışan insanlar  çok az.
Her bilginin ve ürünün pazarlama ve  tanıtımını yapacaklar var, ancak Türkiye’de ve dünyada milyonlara, milyarlara Efendi Hazretlerimizin ve camiamızın tanıtımını ve takdimini yapacak kimseler  neredeyse kalmamış. Sizler, bizler de  böyle şerefli bir  çalışmanın içinde olmazsak, bu çalışmaları kim yapacak hocalarım.
Çünkü Efendi hazretlerimiz İslam davası adına, bu kapının insanına ve Ümmeti Muhammed’e hizmet adına hepimizden çok şeyler umut ediyor. Sizlerle, bizlerle  birlikte çok büyük çalışmalara ve başarılara imza atmak istiyordu.
Herkesin kendisini savunup kendini haklı göstermek için uğraştığı bu zamanda siz de, biz de bu camianın birlik ve beraberliği, kardeşlik ve barışı adına sizlerde bir çaba sarf etmezseniz kimler adım atacak, kimler  Efendi Hazretlerimize  ve bu cemaate  sahip çıkacak hocalarım?
Hani bu cemaatin 20 -30 sene önceki ağırlığı, toplumsal kabulü, vakar ve ciddiyeti, Efendi hazretleri anlayışı, Efendi hazretleri teslimiyeti, şimdi nerede hocalarım?
Peki, kim bu sorumluluğun  altına girecek? Efendi Hazretlerimizin adresini kim bu insanlara gösterecek? Peygamber  efendimizin zamanında  nasıl ki peygamberi  tanımadan ve ona teslim olmadan kurtuluş mümkün değilse; aynı şekilde bugün de insanlığın ıstırap ve dertlerinden,  sıkıntı ve buhranlarından kurtuluşunun  yegâne ilacı; Peygamber Efendimizin   bilasâle  hakiki varisi olan Efendi Hazretlerini tanımaları ve ona teslim olmalarından geçer. Ancak bu işi o, bu, şu değil; siz yapacaksınız, biz yapacağız hocalarım. Ve bilelim ki hangi iş olursa olsun, biz yoksak o işi yapacak ve yüklenecek kimse yok demektir. Bizim sahip çıkmadığınız davamıza, kimse sahip çıkmıyor, bizim hissetmediğimiz çile ve  acılarımızın ıstırabını kimse çekmiyor demektir.
Daha kendi kardeşleri arasında rabıta kuramamış, birlik ve beraberliği vahdet ve kardeşliği tesis edememiş kimseler, başkalarının kalpleri arasında, bu ümmetin fertleri arasında nasıl Vahdet ve kardeşliği kurabilsinler.

Peki, sizler, bizler bu cemaatin birlik ve beraberliği, vahdet ve kardeşliği konusunda hangi birimiz kayda değer ne çalışma yaptık hocalarım?
Herkesin bir şekilde kendi fikrini ya da fiilini başta Efendi hazretlerimize ve cemaatine dayatmaya kalktığı ve kendini temize çıkarmak için uğraştığı bir zamanda bizler, yalnız Efendi Hazretlerinin muradına talip olmalı değil miydik hocalarım.
Efendi Hazretleri önümüzde en büyük örnek ve mürşit olarak dururken, hala bunca yanlışlar bize yakışmıyor hocalarım?
Bizim bu halimiz, Efendi Hazretlerimize layık değildir. Efendi hazretleri bu muameleyi hak etmiyor hocalarım.. Cemaati de bu beceriksizlik ve kargaşayı hak etmiyor.
Düşmanlarımızı sevindiren ihtilaflarımız, tembellik ve gafletimiz bize artık yakışmıyor hocalarım..

Artık bizler, birilerinin Efendi Hazretleri anlayışının, birilerinin Efendi Hazretleri teslimiyetinin gerçekten Efendi Hazretlerimizin teslimiyet ve anlayışı ile aynı olmadığını anlamamız vakti  geldi de geçiyor bile hocalarım. Ancak bunu siz, biz anlatmazsak; hakiki Efendi anlayışını, hakiki Efendi teslimiyetini bu millete kim anlatacak  hocalarım?

Sizin, bizim bu vakitten sonra, bu yaş ve kemâlâtı elde ettikten sonra kalkıp da düşmanlarımızı sevindirecek ihtilaf ve kavgalarla uğraşanlara, Efendi hazretlerimizi ve bu camiayı teslim ederek köşemize çekilmemiz bize yakışmıyor hocalarım.

Hakiki Kaptanın gemisini yüzdüren değil, gemi su almaya başladığı zaman kendini kurtaran adam, en makbul kaptan kabul edildiği şu zamanda, çilesini çekmediğimiz davanın Zaferini; bedelini ödemediğiniz savaşın galibiyetini beklemekle kendimizi avunduramayız. Yılgınlık, bezginlik ve umutsuzluk girdabında camiamız için bundan sonrasının öncesinden daha iyiye gittiğini maalesef kimse söyleyemiyor artık.
Bugün geldiğimiz bu vahim durumun sebebi; camiamızın önde gelen kesiminin, kendileri dışındaki herkesi ve her çalışmayı karalayıp kötülemek ve engel olmaktan başka hizmet namına bir şey bilmemeleri olduğu gibi; bu durumu düzeltmesi gereken, bu camianın birlik ve beraberliği konusunda aktif rol alması gereken sizin gibi hocalarımızın hem de sulh ekibinde görevli olduğunuz halde, sorumluluk almaktan kaçmasını da ilave edebiliriz hocalarım.
Ne oldu bize, neden böyle olduk ,
biz bu yolu böyle mi bulduk ki bu işi böyle tamamlamaya çalışıyoruz hocalarım.
Sizin, bizim, hepimizin Efendi Hazretlerimizden başka, Efendimiz yok! Efendi Hazretlerinin ihvanından başka da bizim hassasiyetlerimizi anlayacak ihvanımız yok.. Hepimizin bundan sonra Efendi Hazretlerine teslim olmaktan, Efendi hazretlerimizin davasına sahip çıkmaktan başka çaremiz yok.. O yüzden bundan sonra  Efendi  hazretlerinin yoluna engel olan, Efendi  hazretlerinin erişimine, anlaşılmasına, anlatılmasına, Onun “YAŞAYAN EFENDİ” halinde hayatımızda tezahür etmesine engel olanlara kanmak, böyle kimselerin ağızlarının içine bakarak onların ifadelerine aldanma lüksümüz yok hocalarım

Onları Efendi Hazretleri zannederek, onları Efendi yerine koyma keyfiyetimiz de yok hocalarım..
Eskiden nasıl bir aşk, heyecan ve azim vardı hatırlıyorsunuz değil mi hocalarım.
Herkes benim vesilemle bir kişi daha ders alsın, bir kişi daha cübbe- şalvar- çarşaf giysin, medreseye başlasın, benim vesilemle bir medrese daha açılsın, bir kişi daha benin vesilemle hidayet bulsun, rahmet peygamberinin rahmet varisi olan Efendi hazretlerimizi görsün, bilsin ve tanısın diye nasıl da bir heyecan ve aşk içinde koştururdu herkes.
Tekrar hep birlikte  o günlerin yaşanmasına o kadar ihtiyacımız var ki bugün..
Bizler sizi çok seviyoruz hocalarım.
Sizler bizim için çok kıymetlisiniz. Sizler bizim kederimizi sevince dönüştüren kardeşlerimizsiniz.
Bu kardeşlik, anne baba bir kardeşlikten daha önemli ve önceliklidir bizim için.
Bu kardeşlik dünya hayatı ile sınırlı olan, ölümle sona eren geçici bir kardeşlik değildir bizim için. Bu kardeşlik ölümden sonra da devam edecek olan ve bizi ebedi Saadet Yurdu olan cennete kavuşturacak iman kardeşliğidir, İhvan Kardeşliğidir. Bizler akraba olmasak bile birbirini Allah için seven kişileriz. Çünkü Bizler Efendi Hazretlerimizin ihvanıyız.
Kalbimizde iman, aramızda kardeşlik, başımızda Efendi hazretlerimiz, içimizde birlik ve beraberlik bulunduğu sürece; Mevla Teâlâ bizleri koruyacak, düşmanlarımızın ve bizim birbirimize düşürüp görmek isteyenlerin fitne ve fesat planları boşa çıkmaya mahkûm olacaktır.

Allah’ım Efendi hazretlerimizi koruyup gözetsin. Onun nefesini üzerimizde daim etsin. Onu başımızdan eksik eylemesin. Onun ahlakını, Onun samimiyetini, onun her zerresini her zerremize İkram eylesin. Onun yolunda birlik ve beraberliğimizi, barış ve kardeşliğimizi sağlayıcı çalışmaları başarabilmeyi  hepimize nasip eylesin.

Allah’a emanet olunuz.
Fatih medreseleri Yazı İşleri Kurulu

 

Yorum yapın