Faiz Belası | Fatih Medreseleri
Fatih Medreseleri

Faiz Belası


Faiz, dünya hayatının en eski problemlerinden biridir. Aklen ve kalben hiçbir dayanağı olmayan bu uygulama, Kur’an ve Sünnet tarafından kesin bir şekilde haram kılınmıştır. Faiz, bir fazlalık ve kâr gibi görülse de, hakikatte, bir azalışın ve bitişin ifadesidir. Faiz yiyen kimse, Allah ve Resulünün harb ilan ettiği kimselerdir. Faiz malın bereketini azaltır, mal fazlalığı gibi gözükse de bir nevi çöküşüne zemin hazırlar.

Faiz, mahiyetinde haksızlık barındıran bir uygulamadır. Borç alıp vermede; ya da bir alışverişte faiz varsa, alacaklı veya borçlu olan haksızlığa uğrar. Bu sebeple faiz yasaklanmış ve her iki tarafın da haksızlığa uğraması engellenmiştir. Faizi yasaklayan Bakara suresinin 279. ayeti “Böylece ne zulmetmiş ne de zulme uğramış olursunuz” şeklinde bitmesi, bu açıdan gayet manidardır.
Efendimiz ’in “Her türlüsü ayağımın altındadır” buyurduğu  faiz, pek çok hadis-i şerifte de yasaklanmıştır: “Helak eden yedi şeyden biri faiz almaktır” (Buhari), “Faiz alana da verene de lanet olsun!” (Müslim) buyurarak bizlerin her ne halde olursak olalım faizden kaçınmamız gerektiğini belirtmiştir.

Faiz sisteminde; faizle borç alan kişi çalışır, ancak kârını, bazen de sermayesini üstüne koyarak borcunu öder. Bazen ödeyemez kavga eder, bazen hapse düşer, bazen icraya düşüp, evini ocağını kaybeder. Bazen faizli borcunu ödemek için, başka faizlere bulaşarak çıkmazlara girer, Bazen toplumda izzet ve şerefini kaybederek, “üç kağıtçı ve yalancı” mührünü yiyerek toplum dışı kalırlar. Bazen de bunalıma girip ya başkalarının canına yada kendi canlarına kıyarlar.

Günümüzde ticareti öyle bir duruma getirdiler ki, tüm insanları bankalara bağladılar. Bankasız bir iş yapamaz olduk. Allah Resulü buyuruyor ki; “Ahir zamanda insanlar istemese de faize bulaşacaklardır”. İşte bu hadisin hakikatini bu zamanda çok ama çok hisseder olduk. Faturalarımız banka üzerinden yatırılıyor. Yatırmadığın anda hemen üstüne faiz biniyor. 10 lira parası olan, daha büyük zengin olacağım umudu ile gidip kendi parası olmayan bir meblağı alıyor ve ticaretine başlıyor. İşler yolunda giderken bir anda tüm aksaklıklar üst üste geliyor ve zarar etmeye başlıyor. Nice abilerimiz var, esnaf abilerimiz var, paramızın bereketini göremiyoruz diyorlar. Sen Allah ve Resulünün harp ilan ettiği kimsesin, seni daha kötü günler bekliyor. Hemen tövbe et, faizi sonlandır. Yoksa daha çok eriyeceksin. Eskiden mutlu ve huzurlu bir ailen vardı ama şimdi hep bankaları düşündüğünden huzuru bulamıyorsun. Sanki bankalar insanlara karşılıksız para veriyormuş gibi bankalarda kuyruklar oluşturuyorlar. Unutmayalım ki sayılı günler hızlı gelir ve sen hiç bir şey yapamazsın. Bir insan 10 lirası varsa 5 liralık ticaret yapacak ki, zor durumda kalmasın. Ama şu anda ki görüntü böyle değil. Adamın 10 lirası varsa 100 liralık iş yapıyor, sonra hayatı boyunca stres ve sıkıntı ile yaşıyor.

Efendi Hazretlerimiz yağmur yağsa dahi banka tentelerinin altında durmak istemez, hemen oradan uzaklaşmak isterdi. Yine necis olan helalara sarıklı girilmez, bizler bunu biliyoruz ama bankalarda necis konumunda olduğu için orada da sarığımızı çıkartmamız gerektiğini Efendi Hazretlerimiz buyuruyor.

Eğer bir insan, faize bulaşmış ve çırpındığı halde işin içinden çıkamıyorsa, hatta her geçen gün daha da betere gidiyorsa, buradan anlaşılan tek bir şey vardır; oda kişinin hala faizli işten uzak durmadığı, faizi kapatmak için faizli paranın peşine düştüğü, yada bir kredi kartıyla batarken diğer kartla onu kapatmaya çalışmasıdır, Yada başka kart veya başka kredi almanın çarelerini aramasıdır. Oysaki en büyük yanılgı burada başlar ve felaketler zincirine bir halka daha eklenmiş olur. Faizle faiz kapatacağını sanan kişi, kendini kandırmaktan başka bir şey yapmaz. Ki tüm Müslümanlar bilir faiz haramdır.

Faize Karşı Uyarmak Bizden, Uymak Sizden, Muvaffakiyet Allah’tandır. 

Fatih Medreseleri Yazı İşleri Kurulu

 

Yorum yapın