Gelin, Okuyalım Okutalım | Fatih Medreseleri
Fatih Medreseleri

Gelin, Okuyalım Okutalım


Âdem babamızdan, peygamber efendimize kadar gönderilen bütün sahifelerin, bütün kitapların, bütün dinlerin, bütün peygamberlerin ana gayesi insanoğlunu, cinleri cehaletten irfana, karanlıktan nura çıkarmaktır. Buda bir insanı Allah ve Resulünün koyduğu ölçülere göre eğitmek, ilim-irfan sahibi yapmakla olur. Teknik olarak biz buna ilim deriz, bilim deriz.

İLİM İKİ KISIMDIR

1-) ZAHİRİ İLİMLER: Bunlar, Akaid, Fıkıh, Tefsir, Hadis, Usul, gramer ve pozitif ilimler dediğimiz; Kimya, Biyoloji, Matematik, Fen, Tarih, Coğrafya gibi ilimlerdir.

2-) BÂTINİ İLİMLER: Kalp ilmi diye de bilinen bu ilim, “Allah’ı bilme” tabirinin üzerinde çalışır ki, insanların ve cinlerin esas gayesi Allah’ı bilmek ve O’na kulluk yapmaktır. Teknik olarak bunun ismi Tasavvuf veya Tarikat ilmi olarak zikredilir. İslam dinimiz her iki ilmide “Medrese” olarak bilinen eğitim meclislerinde bir araya getirmiştir. Böylece geçmişimizdeki İslam Devletleri sadece kendilerine değil bütün dünyaya ışık saçmayı başarmışlardır.

İŞTE BİZİM HALİMİZ

Maalesef günümüzde bırakın bu İslami eğitimleri almayı, pozitif ilimleri almak bile güçtür. Müslümanlar hep, türlü bahanelerle engellenmekte, önümüz kesilmektedir. Güya sözüm ona özgür olan bu ülkede Müslümanlar ne kendileri ne evlatları İslam’a göre Kur’an eğitimi alamamaktadır. Evladına birazcık dini öğretse, yavrumuz biraz erken Kur’an öğrense, namaz kılsa ona hemen dinci, aşırı dinci yaftası vurulmaktadır. Aynı şeyi başka dinden biri yapsa Ooo gördünüz mü? Adamlar kendi adetlerine ne kadar bağlılar denmektedir. Birde bunu bizim ülkemizde güya Müslüman olan bu ülkede yapmaları çabası. olunmalıymış, hoşgörüymüş. Peygamberimizde böyle yapmış falan. “Senin, o peygamberin hoş görüsüne hayalin bile yetmez” Peygamber ne zaman birilerine hoş görüneceğim diye elinin altındaki Müslümanları ezmiş. Senin yaptığına hoşgörü değil düpedüz çifte standart derler. Müslümanı ez, ikinci plana at sonra adını saygı koy, hoşgörü koy. Müslümanların haline bak. Dinine göre okuyamazsın, okuyacaksan, okutacaksan dininden taviz vereceksin. Zulme bak hizaya gel. Madem ben insan hak ve hürriyetlerine saygılı bir sisteme sahibim neden benim yavruma 7 yaşında hafız olmasına, ona dilinin Arapça olmasına izin verilmiyor. Neden çocuğunu şu kadar okutacaksın diye kanun çıkarılıyor. Bunun adı dayatma değilse nedir? Hak ve Hürriyet kısaltması değilse nedir?

Kitabımız Kur’an da Allah’ın ilk emri oku değil mi? Ama gelin görün ki, dini sulandırmaya, bozmaya çalışan bazı mihraklar Bektaşi misali ayetin devamını okumazlar. Devamında; “Seni yaratan Rabbinin adıyla” buyuruluyor. Şimdi demek ki İslam’a göre okuyabilmek için o ilmin başında Allah’ın anılması gerekiyor ki, o ilim sana fayda versin, bereket getirsin. Peki, bu kadar okutulanların hangisinin başında Allah anılıyor. Bunun neresi Müslümana uyuyor. Ben demiyorum ki İslam’a göre eğitimi herkese mecbur kılın, diyorum ki İslam’a uygun olmayanı da mecbur etmeyin. Madem özgürüz bırakın tercihi halk yapsın, fert yapsın.

Gelin eğitim hususunda Müslümana karşı bu zulmü bitirelim. Bırakın benim yavrumu ecdadımız Osmanlı gibi 4 yaş, 4 ay, 4 günlükken Kur’an öğrensin. 7’sine kadar hafız olsun. Arapçasını okusun, kitabını anlasın, peygamberini anlasın sonra tarihini, coğrafyasını, matematiğini, fennini öğrensin. Tertemiz bir adam olsun. Allah’ın istediği ölçülerde peygamberin sevdiği biri olsun. Kulların, düzenlerin istediği gibi değil. Neden hafız olan, Arapça bilen doktorlarımız, öğretmenlerimiz, avukatlarımız, hâkimlerimiz, devlet adamlarımız, komutanlarımız olmasın? İslam’dan mı korkuyorsunuz? Korkmayın Allah’ın dininden kimseye faydadan başkası gelmez. Onunla olmadan hiçbir şey düzelmez.

İlim ilim bilmektir, ilim kendin bilmektir. Sen kendini bilmezsen, bu nice okumaktır.

Fatih Medreseleri Yazı İşleri Kurulu

Yorum yapın