Helal Lokma Yemeye Dikkat Etmeliyiz | Fatih Medreseleri
Fatih Medreseleri

Helal Lokma Yemeye Dikkat Etmeliyiz


İslam dini, içerdiği emir ve yasaklar ile âdemoğlunun hem dünyada hem de ahirette mutluluğunu sağlamak için gönderildi. Namaz ve oruç gibi ibadetlerden tutunda doğru sözlü olma ve helal lokma yeme gibi tüm güzel hasletler dinimizin bizlere sunduğu güzelliklerdir. Kısacası din olarak İslam, insanoğlu için her yönüyle güzelliklerle doludur. O nedenle müminler ne kadar bu güzelliği benimser ve yaşarsa o derecede de güzelleşmektedir. Rabbim bizlere, dinimizi gerçek manada yaşamayı ve hakiki güzelliklere erişmeyi nasip etsin.

İslam o kadar mükemmel bir din ki güzelliklerini saymaya kalksak güç yetiremeyiz. O nedenle bugünkü yazımızda sadece o güzelliklerden biri olan helal lokmadan bahsedeceğiz. Neden helal lokma? Çünkü boğazımızdan geçen veya midemize düşen her lokma hayatımızı her yönüyle etkilemektedir. Eğer yediklerimiz helal olursa tüm yaşantımız da o minval üzere iyi olacaktır. Yok eğer önemsemez ve ne olacak ki deyip dikkat etmezsek işte o zaman hayatımız o denli kötü olacaktır.

Helal lokma, gerçekten de bir Müslüman için oldukça önemlidir. Rabbimizin bu hususta bizleri uyaran ve teşvik eden birçok beyanı vardır. Örneğin Bakara suresinin 168. Ayeti kerimesinde; “Ey insanlar! Yeryüzünde bulunanların helâl ve temiz olanlarından yiyin, şeytanın peşine düşmeyin; zira şeytan sizin açık bir düşmanınızdır.” buyrulurken yine aynı surenin 172. Ayeti kerimesinde Yüce Mevla’mız şu şekilde buyurmuştur;Ey iman edenler! Size verdiğimiz rızıkların temiz olanlarından yiyin, eğer siz yalnız Allah’a kulluk ediyorsanız O’na şükredin.”

Dinimizde helâl ve haram olan şeyler açıkça bellidir. O nedenle Müslümanlar, haram olan şeylerden sakınıp, sadece bizlere helal olanlara yönelmelidir. Nefis ve şeytan, pek çok şeyde olduğu gibi gıda konusunda da insanları yanıltmaktadır. Bu iki unsur, sanki helal olan şeylerin haram olanlardan daha azmış gibi olduğu kanaatini gönüllere işlerler. Hâlbuki işin aslı, hiçte öyle değildir. Örneğin sudan tutunda pek çok meyvenin suyu helal kılınmışken sadece şarap gibi bazı alkollü içkiler haram kılınmıştır. Dahası pek çok hayvanın eti helalken, hınzır gibi çok az sayıda hayvanın eti yasaklanmıştır. Ama deminde dediğimiz gibi nefis ve şeytan ikilisi, sırf insanları Allahtan uzaklaştırmak için sürekli o az olan yasakları hep cazip göstermiş ve insanları kandırmıştır. Oysaki sonsuz lütuf sahibi Yüce Allah’ımız, biz kullarına helal olan sayısız yiyecek ve içecek ikram etmiştir. Hal böyleyken tutup hala haram lokma peşinde koşarsak, verilen nimetlere karşı gerçekten nankörlük etmiş oluruz. Rabbim cümlemizi muhafaza eylesin!

Haramlardan kaçtığımız gibi şüpheli olan şeylerden de şiddetle sakınmalıyız. Eğer sakınmazsak, bu kez şüpheli şeyler zamanla normalleşmeye başlar ve bu normalleşme süreci Allah muhafaza etsin, insanları gitgide haramlara daldırır. Haramdan elde edilen mal, servet, lokma ise bir nimet değil bir derttir. Haramla kazanılanlar, dünyada fayda vermeyeceği gibi ahirette de sadece külfettir. Sözün özü hem bu dünyada hem de ahirette asıl kazanç; helal yoldan kazanarak helal lokma yemektir. Rabbim hepimize bu hususta başarılar ikram eylesin! Bizleri ve neslimizi helalinden merzuk eylesin!

Yazımızı Peygamber Efendimizin Hz. Ali’ye tavsiye ettiği duasıyla sonlandırıyorum: “Allah’ım! Bana helâl rızık nasip ederek haramlardan koru! Lütfunla beni senden başkasına muhtaç etme!”

Fatih Medreseleri Yazı İşleri Kurulu

Yorum yapın