Hükümetimiz Cemaatlere Nasıl Bakmalıdır | Fatih Medreseleri
Fatih Medreseleri

Hükümetimiz Cemaatlere Nasıl Bakmalıdır


Müslüman bir olayla karşılaştığı zaman olaylara önyargılı bakmaması gerekmektedir. Önyargılı baktığımız zaman zaten tarafımız bellidir. Olaylara Adalet ile baktığımızda hem Rabbimizin rızasını hem de insanları kazanırız. Herkes bir işe başlarken öncelikle iyi niyetlerle başlar. Devletine, milletine, halkıma güzel şeyler yapayım diyerek başlar. Yapılan çalışmalar ve hizmetler neticesinde çok fazla insana ve geniş kitlelere ulaşmak mümkündür. Kitlesel büyümenin doğal bir sonucu olarak da çalışma veya hizmetin etrafında her türden insan toplanır. Yani iyi niyetli ve samimi insanlar olacağı gibi münafıklık yapmak isteyen insanlarda olacaktır.
Lider konumunda olan kişi etrafında ki insanlara bakarak samimi ideallerinden taviz vermeye başladığı andan itibaren kaybetmeye mahkûm olacaktır. Çünkü ilk bu işe başladığında Rabbimizin yardımıyla yürürken, daha sonra kulak verdiği insanların kölesi olma durumuna düşecektir. Çünkü bu konuda Rabbini değil de kulları seçtiğinden belli bir kıvama gelinceye kadar Rabbimiz fırsat verir belki ama o kişi artık uçuruma doğru, ayrılığa doğru yürümektedir.
Ama cemaat vatanına milletine hizmet ediyorsa halk bu insanları desteklemeli onlara sahip çıkmalıdır. Cemaatin bir eksiği varsa bu hatayı tüm cemaate lanse etmek haksızlık olur. Çünkü ayeti kerimede de ifade edildiği gibi kimsenin yükü başkasına yüklenmez” buyrulmuştur. Aynı aileden olan evlatlar dahi çok farklı yapı ve karakterde olduğu halde sayı olarak çok fazla olan cemaatlerde kişiliği daha oturmamış nice insanlar olacağından dolayı o insanlara bakarak cemaat hususunda olumsuz hüküm vermemeliyiz.
Cemaatler din düşmanlarıyla iş birliği içinde olmamalıdır. Çünkü bu hareket maneviyatlarını silip götürdüğü gibi diğer Müslümanların kendilerine karşı olan güvenin de kaybolmasına neden olur. Cemaat zaten nedir? Aynı davaya gönül veren insanların bir çatı altında toplanması demektir. Müslüman bir cemaatin gayri Müslimlerle dini meşvere yapması beraber yürüyecek adımlar atması dinimiz tarafından asla kabul edilen bir şey değildir.
Bir yerlere gelmek için yapılan hatlar veya geldiğinde Müslümanlara karşı en ufak bir yanlış, yüce Rabbimizin gazabını celp eder. O yüzden tüm çalışmalarsa Peygamber (s.a.v.) metodunu elden bırakmamalıdır. İnsanları, makam ve mevkilerine göre, zenginlik veya fakirliğine göre ayrım yapmamalıdır. Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.) hiçbir zaman sahabesi arasında asla bir sınıflandırma yapmamıştır. Bilakis her zaman birlik beraberlik ve kardeşliği ön görmüştür. Örneğin seferlere ya da cihada çıkıldığında iki zengine bir fakir verilirdi. Bu vesileyle hem aralarında sevgi bağı kurulur hem de bir birlerine karşı üstün görme düşünceleri yıkılmış olurdu.

Müslümanları Kucaklamak Bizden, Muvaffakiyet Allah’tandır.

Fatih Medreseleri Yazı İşler Kurulu

Yorum yapın