Seçim Vaatleri | Fatih Medreseleri
Fatih Medreseleri

Seçim Vaatleri


Seçim gününe haftalar kala yine her partiden seçim vaatleri gelmeye başladı. Her parti yapacağı ama yapmayacağı, insanların oyunu almak için her türlü ifadeyi kullandığını görmekteyiz. Ama hepsinin ortak noktasının ferah yaşama olunca vaatlerde o minval üzere gelmekte.

Dinimiz unutulmuş kimin umurunda.

Kuran-ı Kerim raflarda tozlanmış kimin umurunda.

Haramlar sel gibi akıyor kimin umurunda.

Halkımızın içi boşaltılmış, Allah korkusu, Peygamber sevgisi kalmamış kimin umurunda.

İslam resimlerde kalmış, iman sureta olmuş, kıblemiz kadınlar, ilkemiz maddiyat olmuş kimin umurunda.

Müslüman kendisini ve birçok değerini kaybetmiş, yavrusunu dahi elinde tutamaz durumda mı olmalıydı?

Merak ediyorum şu vaatleri duyar mıyız acaba.

Kuran hâkimiyetlerini vaat ediyorum.

Asrısaadet yaşantısını vaat ediyorum.

Hz. Ömer adaletini vaat ediyorum.

Gençlik kaygınız bitecek, bütün korkularınız gidecek, ülkemiz dünyanın süper gücü, yönlendiricisi, söz sahibi olacak ve bunun gibi vaatleri duyabilecek miyiz merak ediyorum.

Şuan ki vaatlere bakıyoruz da yine maneviyat göremiyoruz. Her parti halkı kazanmak için vaatlerini maddeye bağlamış, onunla yürüme derdinde. Başta liderlerimiz bu işin öncülüğünü yaparak halkımızın manevi kazanımları içinde çalışmalar yapılmalı. Hepimiz biliyoruz ki madde insana huzur vermiyor, gönül darlığını gidermiyor, evlatları kurtarmıyor. Geçici pansumanları kalıcı çareler olarak görmemeliyiz. Dünyaya tav olup ahireti bırakmamalıyız.

Peygamber yoluna baktığımızda sahabe canıyla, bedeniyle imtihan oldu, evladını, ailesini kaybetti, Rasulullaha geldiklerinde Efendimiz onlara sabrı tavsiye etti, hakkı tavsiye etti, maddeyi ön plana hiçbir zaman çıkarmadı.

Sahabe akla hayale gelmeyen işkenceler çekti, ama Efendimizden asla madde vaadi görmediler. Ölüme razı oldular ama dünyaya asla meyletmediler. Bazı insanlar şunu diyecek “Efendim onlar sahabeydi”. Ne kadar doğru söylüyorsun, onlar robot değildi, onlar duygusu alınmış katı insanlarda değildi, uzaylıda değillerdi. Onlarda bizim gibi et ve kemikten yaratılmış zayıf insanlardı. Fakat çileyi çektiler, sabrı gösterdiler, dünyayı ellerinin tersiyle ittiler ve bu işi başararak kâinatın yıldızları oldular. Onlar ki bizim örneğimizse o örnek uzaklarda kalmamalı, ölçümüz ve özentimiz onlar olmalı. Onlara gelen peygamber ile bizim peygamberimiz aynı olduğu için başarıda, beklentide, dünya ve maddeye bakışta aynı olmalıyız. Rabbim başta liderlerimize ve tüm halkımıza Sahabe şuurunu ikram eylesin. Sadece dünya için değil ahiret içinde yaşamayı ikram eylesin.

Gerçek kurtuluşu göstermek bizden, muvaffakiyet Allah’tandır.

Fatih Medreseleri Yazı İşleri Kurulu

Yorum yapın