Verilen Vazifelerde Nerelerdeyiz | Fatih Medreseleri
Fatih Medreseleri

Verilen Vazifelerde Nerelerdeyiz


Yıllardır anlatıyoruz, sahabelerin hayatını, onların başarısını, Şanlı Ecdadımızın dünya üzerindeki gücünü, çalışmalarını. Ama şu an Bizler hayattayız, Bizler ayaktayız, İslam sancaktarlığı şu anda bizlerin omuzlarında. Bu kutsi vazife kıyamet sabahına kadar böyle devam edecektir. Önemli olan bu sancağı sadece parmağımız ile elimiz ile dilimiz ile destelemek değil, tüm zerrelerimizle İslam sancağına sahip çıkmaktır.
Efendi Hazretlerimiz, sultanımız ve Değerli hocamız başımızda. Hizmet etmek için çok büyük bir fırsat bizleri bekliyor. Bizler iman ediyoruz ki, Allah nurunu tamamlayacaktır. Ve bu çok yakındır Allah’ın izniyle. Önemli olan bizler, Allah nurunu tamamlarken neredeyiz? Herkes kendini masaya yatırmalı. Kendisini muhasebeye çekmeli. Bu gidiş nereye demeli. Çünkü bizler bu değiliz. Belki de Kapasitemizin %5’ini dahi vermiyoruz. Aslında herkes verilen vazifesini hakkıyla yapsa bu iş tamam. Bizler işin olmasına mı yoksa olmamasına mı vesile oluyoruz?
Rabbimiz bizleri en mükemmel bir surette yarattı, mükemmel kabiliyetler ikram etti, başımıza mükemmel önderler ve örnekler koydu. Bizler bu kabiliyetlerimizi tembellikle, bir takım basit hastalıklarla örtmeyelim. Yazık olur bizlere. Artık kendimize gelmemiz lazım. Bizler söz dinlemenin çok kolay olduğunu zannetmiştik, tüm zerrelerimizle teslim olmaya söz vermiştik. Ama şu an bizler gerek sultanımıza karşı vazifelerimiz, gerekse Hocamızdan almış olduğumuz görevleri yerine getirme hususunda bizim durumumuz nedir acaba?
Hatta bizden önceki bazı ihvan abilerimiz Efendi Hazretlerimiz başlarında iken, Onun kıymetini bilemediler, Ona hakikatleri yakıştıramadılar diye hayıflanmamış mıydık?
Bugün bizlerde aynı durum damıyız acaba? Verilen vazifeyi devam ettirmek, sadakat göstermek, gözü arkada bırakmamak ne kadar da zormuş Hâlbuki bizlere güvenmişlerdi, bizlere inanmışlardı. O zaman bizler davamıza daha çok sahip çıkacağız, daha çok vazifelerimize sarılacağız inşallah.
Eleştirmek kolay, birilerini dışlamak, ötelemek kolay. Ama kucaklamak, Omuz Omuza verip davada başarıya yürümek o kadar da kolay değilmiş.
Nice insanlar peygamberlerinden veya liderlerinden görev almak istediler. Fakat o görev kendilerine verildiği zaman birçoğu o görevi yerine getirmekten aciz kalmışlardır.
İnsan Beraber yürümüş olduğu dava arkadaşlarına sahip çıkmalıdır. Nefsine uyup çok basit şeylerden dolayı arayı açmamalıdır. Kişi verilen vazifeyi yerine getirdikten sonra kendisine bağırıp çağrılmasında bir sıkıntı olmadığı gibi, verilen vazifeyi yapmadığında kucaklandığını da bir fazilet zannetmemelidir.
Bir avuç dava arkadaşı olanların çok basit şeylere takılarak arkadaşlıklarını zedelememelidir.
Lafa gelince dava adamı, icraata gelince neyin adamı belli değil olmak bizlere yakışır mı?
Zaman artık laf zamanı değildir, iş verilen vazifeyi hayata geçirme zamanıdır. İş, peşimizden gelen, yetişen dava arkadaşlarımıza güzel örnek olmaktır. Bizler öyle bir peygamberin ümmetiyiz ki, her daim işinin başında, mükemmel bir sorumluluk örneği olmuştur. Ve biz yine öyle bir sultanın evlatlarıyız ki, her daim peygamberimizin izinde, yılmadan, usanmadan, gevşeklik göstermeden bizlere mükemmel örnek olmuşlardır. Ve biz yine öyle bir hoca efendinin kontrolündeyiz ki, bizlere en güzel şekilde sultanımızın yaşantısına özendirmiş, onu sevdirmiş, onun yolunda gitmeyi en büyük başarı ve zevk olarak göstermiştir.
O zaman bizlere düşen vazife en başta hocamıza karşı, sultanımıza karşı, peygamberimize karşı olan vazifelerimizi büyük bir heyecan ve zevkle yerine getirmektir. Hiçbir zaman sorumluluk duygusundan kaçmamaktır. Verilen vazifeleri emir telakki edip, o işten daha önemli bir işimizin olmaması gerekmektedir. Bizlere karşı son derece şefkatli ve düşkün olan, bizleri son derece seven, her halimiz ile hâllenen başımızdakilere karşı, kendilerinin bizlere olan sevgilerinin karşılığını göstermemiz lazımdır. Zaten bizlere kaldıramayacağımız yükü sırtımıza yüklemezler. Bizdeki kabiliyetlerimize göre vazifeler verirler. Bizlere düşen sadece vazife şuuru ile vazifelerimizi istikamet üzere yapmamızdır.
Vazifelere Sahip Çıkmak Bizden Muvaffakiyet Allah’tandır.
Fatih Medreseleri Yazı İşleri Kurulu

Yorum yapın