Müslümanlar Ne Zaman Kendi İradesiyle Hareket Edecek? | Fatih Medreseleri
Fatih Medreseleri

Müslümanlar Ne Zaman Kendi İradesiyle Hareket Edecek?


Bugün İslam âlemine baktığımızda, zulüm gören, gözyaşı dökülen ve kanı akıtılan hep Müslümanlardır. Müslümanların bu hale düşmesinin en büyük nedeni, aramızdaki ayrılıklardır. Bu ayrılığın temel sebebi de Kur’an ve sünnet ölçülerinin dışına çıkılması ve dini vecibelerin hakkıyla uygulanmamasıdır.

Küfür ehlinden olanlar tabiatı gereğince Müslümanların birlik ve beraberliğini istemezler. Hatta tamamen yok olup gitmemiz için ellerinden gelen tüm güçlerini ve imkânlarını kullanarak, biz Müslümanlar aleyhinde her türlü çalışmayı yaparlar. Yılanın huyu sokmak ve zehirlemektir. Ehli küfrün huyu da imanla çatışmaktır. Zira Rabbimiz Al-i İmran suresi 118. ayeti kerimesinde: “Ey iman edenler! Kâfirleri kendinize sırdaş edinmeyin. Onlar fesada düşmeniz için hiçbir şeyi eksik yapmazlar, onlar sizin sıkıntıya düşmenizi isterler. Ağızlarıyla size karşı aşırı öfkelerini belli ederler, göğüslerinde gizlemiş oldukları kin ise daha büyüktür. Eğer anlarsanız ayetlerimizi size açıklıyoruz.” buyurarak ehli küfrün zihniyetini bizlere apaçık beyan etmiştir. Buradan anlıyoruz ki imanla küfür arasındaki mücadele kıyamet sabahına kadar bir şekilde devam edecektir. Vurgulamak istediğimiz konu ise; bu mücadelede biz Müslümanların yaptığı gayret ve çalışmaların yeterli olup olmayışıdır. Zira Rabbimiz küfre ve kâfire değil, iman sahiplerine itibar eder. Kitabımız kuranı Kerim’de birçok âyeti kerimede kâfirlere karşı uyarılmamıza rağmen küfre karşı bakışımızı ve tavrımızı düzeltmeyişimiz bizlere ağır bedeller ödetmektedir. İslam ülkelerindeki Müslümanların içinde bulunduğu acı durum bunun en büyük kanıtıdır.

Gazze’de, Irak’ta, Suriye’de, Mısır’da ve dünyanın çeşitli bölgelerinde yıllardır zulüm altında inleyen kardeşlerimiz için sağlanması gereken birlik ve beraberlik Yemen’de anında hayata geçirildi. Acaba işin arkasında küfrün önderliğini yapan Amerika olduğu ve destek verdiği için mi buna cesaret edildi? Yemen için gösterilen bu hassasiyet, zulüm gören diğer Müslüman kardeşlerimize neden gösterilmiyor ve neden hala sessiz kalınıyor? Yoksa bu hassasiyetin altında yatan şey, Müslüman kardeşi korumak değil de birilerinin çıkarlarını korumak için midir? Müslümanlar olarak bizler ve İslam devletiyim diye geçinenler ne zaman kendi irademizle hareket edeceğiz? Batının ve Amerika’nın hayranlığını bırakıp ne zaman onların güdümünden kurtulacağız?

Müslümanlar olarak sayıca çok olmamıza rağmen bir mahalle de bile hükmümüzün geçmemesi ne acı bir gerçek! Bizler küfür ehlini kendimize müttefik kabul ettiğimiz müddetçe gencimizle, yaşlımızla erkeğimizle, kadınımızla onların yaptığı işleri, fikirleri, yaşantılarını ve ahlaksızlıklarını hayranlıkla takip etmeyi bırakmadığımız müddetçe birlik ve beraberliğimiz hiç mümkün olmayacaktır.

Gelin gerek fert olarak gerekse toplumlar ve ülkeler olarak kendi nefsani çıkarlarımızı bir kenara bırakıp, hakiki İslam kardeşliğini ortaya koyarak mücadele edelim. Umulur ki böylece yeryüzünde tekrar söz sahibi oluruz.

Mücadele bizden muvaffakiyet Allah’tandır.

Fatih Medreseleri Yazı İşleri Kurulu

Yorum yapın