Nevruz Tehlikesi | Fatih Medreseleri
Fatih Medreseleri

Nevruz Tehlikesi


Nevruz farsça bir kelime olup ‘’yenigün’’ demektir. Güneşin  koç burcuna girdiği ve ilkbaharın ilk günü olan Mart ayının 21. günü nevruz günüdür. Birde sonbaharın ilk günü olan ve 21 Eylül’e tesadüf eden ‘’Mihrican’’ denilen bir gün vardır. Bu günlerde hava oldukça mutedil gece ve gündüz birbirine denk olmaktır. Bu iki gün çeşitli milletler, bilhassa İranlı Mecusiler tarafından şu veya bu iddia ve efsanelerle bayram günleri kabul edilmiştir. Nevruz halen İran’ın resmi yılbaşı bayramıdır. İran mitolojisine göre ihtişamın sembolü olan Cemşid tahtına bugün de oturmuş ve bu günü bayram ilan etmiştir. Daha sonra İran takvimine başlangıç günü olarak kabul edilmiştir. İran şahları bugün de tebaaları için af çıkarmayı adet edinmişlerdi. Mısır’da kıptiler de yılbaşı olarak nevruzu  benimsemişlerdir.

Nevruz ve onu takip eden 1 hafta bayram olarak kutlanmıştır. Nevruz günlerinde halk sokaklarda gösteriler, fener alayları, at koşuları yaparak, eğlenmekde idi. Bu günlerde ateş yakmak ve birbirine su serpmek adeti vardı. Sasaniler ve hükümdarlar büyük nevruz şenliklerini tertip ettirirlerdi. Bu şenlikler esnasında hükümdarlara hediye vermek adeti.

Hz. Peygamber (s.a.v) ise mecusi menşeli (kaynaklı) bu iki bayramın kutlanmasını kesinlikle yasaklamıştır. Bu günlerde oruç tutmak mekruhtur. Şöyle ki: Enes b. Malik (r.a)‘rivayet edildiğine göre Resulellah (s.a.v) Medine i Münevvere’ye teşrif buyurduklarında Medinelilerin eğlenip oynadıkları iki günleri vardı. Efendimiz (s.a.v)

Bu günler neyin nesidir diye sordu. Medineliler de:

Biz cahiliye devrinde bu günlerde eğlenirdik, Ya Resulellah! dediler bunun üzerine Peygamberimiz (s.a.v) muhakkak Allah Teâlâ bize bu günlerin yerine daha iyilerini kurban ve fıtr günlerini lütuf olarak verdi. Buyurdu

Medinelilerin kendilerine mahsus milli bayramları yoktu. İranlılardan aynen aldıkları iki ünlü Mecusi bayramını kutluyorlardı ve bu durum Hz. Peygamber (s.a.v)’in yasak etmesine kadar devam etmiştir.

Hadis-i şerif Müslümanların kendilerinin olmayan bayramlara itibar etmemelerini, gayr-ı Müslimlerin bayramlarını kutlamamalarını emretmektedir. Dolayısıyla gayr-ı Müslimlerin bayramlarında sevinmek, onların kutsal saydığı günleri kutlamak, onların adetlerini uyumak, onlara benzemek kesinlikle caiz değildir. Büyük günahlardandır. Fukaha ‘‘Mecusilerin bayram kabul ettikleri nevruz ve Mihri can günlerinde bu isim adı altında hediye vermenin caiz olmadığı, verilen bu hediyeyle bu günlere tazim kasdı bulunduğu takdirde küfre düşüleceği’’ fetvasını vermişlerdir.

Yine Peygamberimiz (s.a.v) şöyle buyuruyor: ‘‘Bizden başkasına benzemeye çalışan bizden değildir. Yahudileri de Hıristiyanlara da benzemeyin.’’

Şüphesiz her dinin ve milletin kendisine mahsus bir medeniyeti ve diğerlerinden ayıran ayırıcı vasıfları vardır. Milletler varlığını ancak bu hususi vasıflarıyla muhafaza eder. İslâm dininin, İslâm ümmetinin de hiçbir dini ve hiç bir milleti taklide ihtiyacı olmayan üstün bir medeniyeti vardır. Bu açık hakikattan dolayı peygamberimiz (s.a.v) ümmetinin kendi varlığını muhafaza etmesini emredip taklitçilik derekesine düşmekten men etmiştir.

Fakat bütün bunlara rağmen bu hastalık yüz göstermiştir. Zaten Peygamberimiz (s.a.v) kendi ümmetinin şirkten, küfürden başka eski ümmetleri fitne fesat ve masiyet gibi bütün kötü yollarda takip edeceklerini bizi mucize olarak haber vermiştir.

Şöyle ki: Ebu Said diyor ki: Peygamberimiz (s.av) Şöyle Buyurdu:

‘‘Sizler, kendinizden önce geçen milletlerin yoluna karşısı karşına, arşını arşınına tıpatıp muhakkak uyacaksınız. O dereceye kadar ki, şayet onlar keler(daracık) deliğine girmiş olsalar, siz de muhakkak onlara uyarak oraya gireceksiniz.’’ Biz:

Ya Resûlallah! Bu ümmetler Yahudilerle Hristiyanların mı? Diye sorduk. Resulullah (s.a.v) Onlardan başka kim olacak! Buyurdu.

Peygamberimiz (s.a.v) bu mucizesi günümüzde de devam etmektedir. Çünkü bugün birçok Müslümanlar küfür hususunda kâfirlerin yolunda karış karış, arşın arşın ilerlemekte ve adeta onlarla yarış yapmaktadır.

Uyarı Bizden Muvaffakiyet Allah’tandır

FATİH MEDRESELERİ YAZI İŞLERİ KURULU

Yorum yapın