Sanat Camiasına Sesleniş | Fatih Medreseleri
Fatih Medreseleri

Sanat Camiasına Sesleniş


Fatih Medreseleri yazı işleri kurulundan sanat camiası ile ilgili anlamlı açıklama ve tavsiyeler.

İnsanı en güzel bir biçimde yaratan Rabbimiz, din duygusu gibi estetik ve güzellik duygusunu da onun fıtratına yerleştirmiştir. Bu sebeple insanoğlu var olduğu günden bugüne doğru, gerçek ve iyi kadar, güzelin ve estetiğin peşinde olmuştur. Bütün Peygamberler aslında insanlığa güzeli ve güzelliği öğretmek için görevlendirilmiştir. Âlemlere rahmet olarak gönderilen Resul-i Ekrem (s.a.v.)’in hayatı, güzelliğin, zarafetin, ahengin ve estetiğin en güzel örnekleriyle doludur. O nedenle gerçek sanatçı, çirkinlikleri, ahlaksızlığı, vahşeti ve gerilimleri barındırmayan bir sanat anlayışıyla eser veren kişidir.

Yakın zamanda bir sanatçıyı daha ahirete uğurladık. Kim olursak olalım bu kesin yolculuğa muhakkak çıkacağız. İnsan düşünmeli değil midir? Ben bu hayatı nasıl yaşadım? Kimlere ne öğrettim, arkamda neler bırakıyorum diye?

Nitekim Peygamber Efendimiz (s.a.v.): “İnsanları doğru yola çağıran kimseye, kendisine uyanların sevabı gibi sevap dağıtılır. Ona uyanların sevaplarından da hiçbir şey eksilmez. Başkalarını sapıklığa çağıran kimseye de kendisine uyanların günahı gibi günah verilir. Ona uyanların günahlarından da hiçbir şey eksilmez.

Sanat camiası şunu çok iyi bilmelidir ki; bu camiada yer alan insanlar, topluma ve özellikle gençliğimize örnek teşkil etmektedirler. Sanatçılar, yaptıkları işlerde hem bu sorumluluğun bilincinde olmalı hem de iyiye mi yoksa kötüye mi teşvik ediyoruz diye bakmalıdırlar.

Toplumun ihyasında veya ifsadında sanatçılarında rolünün olduğunu belirtmek isteriz. O nedenle sanatçının bulunduğu konum itibariyle sorumluluğu da katbekat artmaktadır. Peygamber Efendimizin (s.a.v.) buyurduğu üzere, vesile olduğumuz iyiliklerin de sebep olduğumuz kötülüklerin de sevabı ve günahı bize aittir.

İster sanat, ister politika, ister eğitim ve ticaret camiası olsun hepimiz her gün insanların diri diri yakıldığı ve acımasızca katledildiğine dair cinnet haberleri duyuyorsak, yaşanan bu toplumsal sorunların oluşmasında da çözümünde de hepimizin payı ve katkılarının olduğunu bilmemiz gerekir. Dolayısıyla hepimiz kendimize: “Ben bir sanatçı olarak, ben bir eğitimci olarak, ben bir siyasetçi olarak, ben bir vatandaş olarak bu insanları özelikle gençleri, nerelere yönlendiriyorum? Nasıl örnek oluyorum? Örnek teşkil etmiş olduğum hallerin İslami ahlakla, milli ve manevi değerlerimizle bir bağlantısı var mı ?” diye sormalı ve bunun bir muhasebesini yapmalıyız. Ayrıca yaptığımız bu muhasebenin sonucunda üzerimize düşen sorumluluklarımızı tespit edip, yerine getirmek için gayret göstermeliyiz. Kısacası toplumsal sorunların çözümüne ilişkin ihtiyaç ve beklentilerin karşılanması, milli ve manevi değerlerimizin canlı tutulması, insanımızın barış ve huzura kavuşması için ciddi manada mücadele vermeliyiz.

Bu konudaki sorumluluk bilincinin artması ümidiyle, dikkat etmek bizden muvaffakiyet Allah (c.c.)’tandır.

Yorum yapın