Sigaranın Maddi ve Manevi Zararları | Fatih Medreseleri
Fatih Medreseleri

Sigaranın Maddi ve Manevi Zararları


Yüce dinimiz İslam dini kendisinde hiçbir hükmü gizli bırakmamıştır. Tüm içeriğiyle helaliyle haramlarıyla, ortadadır. Kul burada kendi kalitesine göre seçeneğini yapacaktır. Karşılaşmış olduğumuz her bir olayda bu olay hakkında ya bir ayet vardır, ya hadis vardır ya icma, ya da kıyası fukaha  vardır.

Günümüzün hastalıklarından bir çok insanımızın düşmüş olduğu beladan bir tanesi de sigaradır. Sigara insanın iç organlarını iflas ettiren, kendisine yaklaşmasını engelleyen, insanın ölümünü hızlandıran, çocuklarından ailesinden ve sevdiklerinden uzak tutan uzak tutturan bir beladır. Diğer Müslümanlar rahatsız olmasınlar diye helal olmasına rağmen peygamberimiz soğan ve sarımsak yiyen kişinin mescide gelmesini engellerken, bütün zararlarıyla ortada olan Allahü Âlem rahmet meleklerini rahatsız eden, ne kadar cin ve iblis varsa hepsini kokusu ve dumanı ile davet eden bu sigarayı bir Müslüman ağzına nasıl alabilir, mescide, insanların arasına o kokuyla nasıl girebilir.

Tüm zararları ile ortada olduğu halde kimilerinin ömrünü bitirirken, kimilerinin azalarını yok eden bu belaya bir Müslüman düşmemeli. Özellikle Asrın Müceddidi Sultan’ımız tarafından tasvip edilmeyip, son derece soğuk bakıldığı halde hala bir Müslüman bu hataya düşüyorsa yarın ahirette büyük vebal altında olması muhakkaktır. Bazı Alimlerimiz tarafından haram, bazıları tarafından tahrimen mekruh yani harama yakın, haram sınırlarını zorlayan bir muameledir. Israrı haram olarak dahi kabul edilir.

Yüce kitabımız Kuran’ı Kerim’in duhan Suresi 9-11 ayeti kerimesinde “Doğrusu onlar büyük bir şüphe içerisinde oynamaktadırlar. Öyleyse göğün pek açık bir duman getireceği günü gözle. O tüm insanları kaplayacaktır. İşte bu çok acı verici pek büyük bir azaptır” ayeti kerimesi bi açıdan sanki günümüz tütün ve tütün ürünlerine işaret buyurarak bunun büyük bir azap ve sıkıntı olduğunu Rabbimiz bizlere beyan etmektedir.

Maalesef günümüzde içenler delikanlı adammış gibi gösterildiği için  ilk ve ortaöğretim yaşlarında  özenti ve yönlendirmenin kuvvetiyle binlerce gencimiz bu beladan zehirlenme durumumda kalıyor. Başta aile büyükleri ve devlet yetkilileri bu konudaki eğitim ve takibi daha titiz ve hassas takip ettiğimiz takdirde Rabbimizinde inayetiyle gençlerimizi bu bataklığa düşmeden kurtarmış olacağız. Gençliği olmayanın geleceği yok hükmündedir. Bugün vakit erkenken hem kendimizi koruyalım, hem de gençlerimizi muhafaza edelim
Bilinçli bir gençlik arzusuyla…

Fatih Medreseleri Yazı İşleri Kurulu

Yorum yapın